Sayfalar

25 Nisan 2015 Cumartesi

Raif Ağa Camii, Beşiktaş, İstanbul

Raif Ağa Camii, İstanbul'un Beşiktaş İlçesinde Vişnezade Mahallesinde Hüsrev Gerede Caddesi üzerinde bulunmaktadır. 
Günümüzde apartmanlar arasında kalmıştır.  
İclâliye Câmii” olarak da bilinmektedir.  
345 metrekare toplam alanı olan bir saha üzerinde cami 270 metrekare alana inşa edilmiştir.  
Bânisi Hamamcı Mehmet Raif Ağa’dır.  
Cami, Hacı Mehmet Ağa tarafından 1876 yılında yaptırılmıştır.  
Mimarı bilinmemektedir. 
Raif Ağa Câmii, Sultan II. Abdülhamid devrinde mahalleli tarafından padişaha verilen bir dilekçe ile mevcut caminin küçük ve yetersiz olduğu bildirilmiş, bunun üzerine Sultan II. Abdülhamid tarafından 1891 de yeniletilerek genişletilmiştir.(1) 
Raif Ağa Câmii, üzeri kiremit örtülü ahşap çatılı kâgir, alt katında sıra dükkânların yer aldığı fevkânî bir yapıdır.(2) 
Cami, dört duvarı kâgir, tavanı ahşap olarak iki kısım halinde inşa edilmiştir.  
Bunlardan Beşiktaş tarafındaki kısım ibadethâne (harim), Teşvikiye tarafındaki küçük kısım ise imam evi yani meşruta olarak yapılmıştır. 
Raif Ağa Câmii, Cumhuriyet Döneminden önce bir müddet tekke olarak da faaliyet göstermiştir. 
(41 sene İclaliye Dergâhı olarak) 1925 kararlarından sonra mescid olarak içinde ibadet edilmektedir. 
Dışardan bakıldığında minaresi olmasa ev görünümünde olan binanın, giriş katında dükkânlarla, yine Mehmet Raif Ağa’nın H–1293/M–1876 da yaptırdığı, ancak bugün suyu akmayan bir de çeşme vardır. 
Cümle kapısından camiye girildiğinde küçük bir taşlık görülür.  
Tuvalet ve abdest alma muslukları buradadır. 
Bu kısımda giriş kapısının tam karşısında imam ve müezzin lojmanları vardır. 
Taşlığın sağ tarafındaki ahşap bir merdivenle caminin esas bölümüne çıkılır.  
Merdiven boşluğunda bulunan küçük bir alandan açılan kapıyla doğrudan cami içine girilir. 
Bu camide son cemaat yeri yoktur.  
Aynı merdivenlerden devam edildiğinde sağda ve solda iki oda görülür.  
Ve bu odaların ara yerindeki boşluktan açılan bir kapıyla çıkılan merdivenin başında kadınlar mahfeline geçilir. 
Caminin kuzey batı duvarlarında dikdörtgen ahşap doğramalı dört pencere, kuzeydoğu cephesinde de aynı ölçüde beş pencere vardır.  
Bu basık kemerli pencereler vasıtasıyla dışardan gün ışığı alan caminin içi oldukça ferahtır. 
Mihrabı alçıdan, minber ve kürsü ahşaptır. 
Caminin minaresi taştan yapılmış olup külahının etrafı geniş saçaklıdır.  
Minare cadde tarafındadır.  
Cephe duvarına gömülü durumda ve satıhtan yarım daire kesitli bir taşkınlık yapar.(3) 
Bugün artık varlığı dahi hatırlanmayan Hamamcı Mehmet Raif Efendi’nin caminin içindeki sıbyan mektebidir.  
Caminin bitişiğinde ve üç oda, bir sofa, bir mutfak, iki helâ ve bir bahçeden ibaret olan meşruta binası yani görevli lojmanlarından başka bir de iki oda, bir sofa, bir mutfak ve helâdan ibaret ikinci bir ev daha vardır ki, kayıtlarda sıbyan mektebinin vaktiyle bunlardan birinin içinde eğitim verdiği anlaşılmaktadır. 
Cami minaresinin altında yer alan ve caddeye bakan çeşme kitabesindeki “Hem dahi sıbyan için mektep dahi oldu nasip” mısralarından da vaktiyle caminin bitişiğinde aynı isimle anılan bir de “ sıbyan mekteb”i olduğunu anlamak mümkün.(4) 
Mülkiyeti vakıflar idaresine ait olan caminin bir imam-hatip kadrosu vardır 
Bir imam hatibin görev yaptığı camide vakit namazlarında 15–20 Cuma ve bayram namazlarında 100–120 cemaat olmaktadır.  
Camide hanımların namaz kılabilecekleri yer mevcut olup, yaz Kur’an Kurslarında 30-35 öğrenci bulunmaktadır 
1- Mirat-ı İstanbul sh-305 
2- D.B.İ.A    c-8/sh-365 
3- D.B. Beşiktaş sh-171 
4- Dolmabahçeden Nişantaşına sh-121-122-168-169


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder