24 Ağustos 2019 Cumartesi

Hasbey Dârü'l Huffâzı Mescidi, Meram, Konya

 Hasbey Dârü'l Huffâzı Mescidi, Meram, Konya
Hasbey Dârü'l Huffâzı Mescidi, Konya’nın Merkez Meram İlçesi, Şükran Mahallesi’nde Hasbey Sokağı’nda Sırçalı Medrese'nin karşısında bulunmaktadır.

Dârülhuffâz, giriş kapısı üzerinde bulunan kitabesine göre, Karamanoğlu Alâeddin Beğ’in oğlu II. Mehmed Beğ zamanında Hatıp’lı Hacı Hasbeğ oğlu Mehmed tarafından 1421 senesinde yaptırılmıştır.
Hafızlık müessesesinin devamı ve hafızların yetiştirilmesi için yaptırılan kare planlı eserin hususiyetlerinin anlatıldığı bahçenin sağ tarafndaki rumî desenli levhada, şu malumat yer alıyor:
“Dârü’l-huffâz (hafızlar okulu), giriş kapısı üzerinde bulunan kitabesine göre, Karamanoğlu Alâeddin Bey’in oğlu Mehmed Bey devrinde Hatıp’lı Hacı Hasbeğ oğlu Mehmed tarafından yaptırılmıştır.
Dârü’l-huffâz olarak yaptırıldığı bilinen kare planlı eserin, zemin katında cenazelik bölümünün bulunması, türbe olarak da yapıldığı kanaatini uyandırmaktadır.
Mescidin Bulunduğu Mahalle'nin Eski Hali
Dârü’l-hüffâz’ın iç mekândaki çini kaplamaları, çini mihrabı ile kubbesi, dışta yüzeysel geometrik desenlerle bezeli cephesi, kapısının dilimli kemeri ve yüksek tamburu uli üzerinde üçgen tuğlu çıkıntılı kubbesi dikkat çekicidir.
Dârü’l-huffâz’ın güney duvarında, mihrabın her iki yanındaki kalıntılardan duvarlarının belli bir yüksekliğe kadar yeşil renkli üçgen çini levhalarla kaplandığı anlaşılmaktadır.
Mihrabı, bitkisel ve geometrik motiflerle bezeli mozaik tekniğinde turkuaz mavisi ve mor renkli çinilerle yapılmıştır.”
Hasbey Dârü'l Huffâzı Mescidi, Meram, Konya
Konya Ansiklopedisi’nde, Karamanoğulları devri eseri olan bu nadide eserle alakalı olarak, eskiden etrafı evlerle sarılı bulunan eserin, bugün çevresi açılıp temizlendikten sonra park olarak düzenlendiği belirtilerek şunlar kaydediliyor:
“Hasbey Darülhuffazı, kesme taş ve tuğlanın tabii görünümü içerisinde mimari elemanlar bir biblo gibi işlenilerek yapının genel düzenindeki dinamizmin yanında, devrinin taş, ahşap ve çinideki bütün süs elemanlarını da kapsamaktadır.
Tuğladan sivri kemerli ve alınlığı yine tuğla ile doldurulmuş olan kapı Darülhuffaz’ın en yoğun süslendiği bölgelerden birini oluşturmaktadır.
Düzeninden üst bölümü yıkıldığı anlaşılan kapı söveleri, kitabenin üstüne kadar çıkmakta ve yarım kalmaktadır.
Büyük ölçüde tahrip olmuş olan mihrap, tümüyle çini kaplama yapılmıştır.
Hakim renk, firuze ve mordur.
Dışta bir zencirek motifiyle ters U biçiminde çerçevelenen mihrap içe doğru firuze renkli her yöne bakan palmetlerle geometrik düzeni hatırlatan bir tarzda süslenmiştir.
Mihrap nişi ve mukarnaslı kavsaranın çini kaplamaları büyük ölçüde dökülmüştür.”
Mescidin Bulunduğu Mahalle'nin Eski Hali
Hafızlar okulu, tarihçi Konyalı’ya göre Gazi Alemşah Mahallesi’nde, Konya Ansiklopedisi’nde ise Sahib-i Ata Mahallesi’nde olduğu ifade ediliyor.
2009’da hassaten Meram ve Karatay ilçelerinde mahallelerin birleştirilmesiyle beraber, pek çok tarihî eserin de mahalleleri böylece değişmiş oldu.
Meselâ bir insan çocukluğunda Gazi Alemşah Mahallesi’nde doğarken, gençlik yıllarında Sahib-i Ata Mahallesi’ne geçiş yaparak ihtiyarladığında bir bakıyor ki Şükran Mahallesi’ne girivermiş.
Modernite ve “Kentsel Dönüşüm” dedikleri büyük değişimle birlikte Konya’nın o eski mahalleleri, sokakları ve hatta evleri bile hem hafızalardan, hem mekân olarak birer birer silinip gidiyorlar.
Tarihî yapılar ile mâbedleri incelerken de eskiden şu mahallede iken daha sonra şu mahallede yer alan tarihî şu câmi, mescid veya türbe günümüzde şu mahalle ve sokakta yer alıyor diyeceğiz.
Kaynak: Tarihî Mâbedlerimiz (21) - Mustafa Balkan (Tarih Yazıları)
“Konya Tarihi” adlı eserinde, Hasbeyoğlu Darülhuffazı’nı “gözleri ve gönülleri kamaştıran bir san’at şaheseri” olarak gören tarihçi İbrahim Hakkı Konyalı:
“Bu, Konya’da eşine hiç raslamadığımız müstesna bir tiptir.
Garplılar bu asîl Türk eserine bilmem neden Ayasofya Mescidi demişler.
Teferruatındaki ince işçilik dolayısı ile İstanbul’daki Büyük Ayasofya mâbedine benzediği için böyle şöhretlendirilmiş olsa gerek.
Cephesindeki ince kabartmaları, kapısındaki dantelleşen taş işçiliğini yüksek bir sanatkâr elinden çıkan bir yüzük halkasına, üstündeki kubbeyi de pırlanta bir taşa benzetiyorum” diyor.
Konyalı ayrıca, Dâr-ül-Huffazın çini mihrabının bazı parçalarının çalındığını da iddia ediyor.

Kapısının önündeki sahanlığa iki tarafından ikişer taş basamaklı merdivenle çıkılıyor.
Kapının eşiği, söveleri ve kemeri dört beyaz som mermerden yapılmıştır.
Sövelerdeki ve bir dantel gibi işlenen kemerdeki kabartmalar ve bunların görüntüsünden doğan ahenkler kesinlikle yüksek bir sanat eseridir.
Kapının sağında yine mermer söveli bir pencere vardır.

Kapının sağında 11, solunda 18 parça, üzerlerinde hendesî kabartmalar ve işlemeler bulunan muntazam kesme mermerler bulunuyor.
Taşların üst üste konuşundan ve bazı yerlerdeki ahenksizlikten ve nispetsizlikten öğreniyoruz ki, kapı ve pencere söveleri de dâhil olduğu halde bu taşlar ya daha önce  bir mimarî eserde kullanıldı, yada  yine burada bulunan başka bir bina bir depremde yıkıldıktan sonra, Hasbey Dârü'l-Huffazı yapıldı.
Bazı kaynaklarda ise  ön cephedeki mermerlerin kaplama olduğunu ve üst kısmının döküldüğünü söylüyorlarsa da bu ispatı imkan olmayan bir durumdur.
Çünkü taşlar kaplama değildir.
Taşların duvarın ta içerlerine kadar gömüldükleri görülmektedir.
Taşların işçiliği Akçe Gizlenmez Mescidi'nin iç kapısının yanlarındaki parçalara çok benzemektedir.
Bu taşlarda Selçuk işçiliğinin zanaatı göze çarpmaktadır.
Mescid ve Hemen Sağında Şahinağa Çeşmesi
Şahinağa Çeşmesi
Meram İlçesi’nde Şükran Mahallesi’nde, Şahin Ağa Sokağı’nda ve Dar’ülhüffaz’ın sağ arka bahçesinde dikkati çeken çeşme, kitabesine göre H. 1342 / M. 1924 yılında Nuh Efendizade Hazım Uluşahin tarafından yaptırılmıştır.
Osmanlıca ve Arapça okunuşu bulunan çeşmenin kitabesinde şunlar yazılı:
“Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla.
Rableri onlara tertemiz içecekler içirir.
Duaları kabul eden Hak Teâlâ muvaffak eyledi de bu çeşmeden sanki cennet şarabı aktı.
Mâşallah 1924.”
Mescidin Giriş Kapısı
Konya'daki Dârü'l Huffâzlar

Konya’nın geçmiş tarihinde İslam’a verdiği hizmetler saymakla bitmez.
Bunlara verilebilecek en iyi örnekler ise Kur’an Hafızı yetiştiren 30’a yakın Darü’l- Huffazlarıdır. Konya’ya 1421 yılında yapılan Hasbey Dârü'l-Huffazı’da bunlardan sadece bir tanesidir.
Hasbey Dârü'l-Huffazı’nın diğer Dârü'l-Huffazalardan ayıran hususiyeti ise günümüzde mescid olarak kullanılmasıdır.
Bunların yanında Hasbey Dârü'l-Huffazı mimarisi, taş işlemecili, ve mihrabındaki çini sanatıyla da Ayasofya Camii'ni andırmasıdır.
Mescidin Giriş Kapısının Üzerindeki Kitabe
Mescidin Kitabesi

Kapısının üstündeki ak mermerde nefis bir sülüs ile şu iki satırlık Arapça Kitabe okunur:
Kitabedeki yazının Türkçe karşılığı:
'Bu buk'ayı 1824 yılında Mehmed İbn Alâe'd-din'm hükümdarlığı zamanında Allah memleketini muhalled etsin, hayrat ve hasenat sahibi Hatipli Hacı Hasbeyoğlu Mehmed- Allah sânını yüceltsin- inşa etti ve Dârü'l-Huffaz yaptı'


Kubbesinin kasnağında da fevkalâde cazip bir ahenk vardır.
Dört köşedeki kubbe askılarının hâriçte bırakacağı göz tırmalayıcı vaziyeti gidermek için Türk mimarı her yüzde ikişer müselles şeklinde parçalar yapmış ve bunların üst kenarlarını mavi çinilerle zıhlandırmıştır.
Kubbe kasnağından dört tarafına beyzî kemerli birer pencere açılır.
Pencere kenarlarında da mavi çiniler vardır.
Binanın kubbe eteğine kadar olan diğer üç yüzü de muntazam kesme taşla yapılmıştır.
Dârü'l-Huffaz'ın kıble tarafında bir parçasının daha bulunduğunu duvardaki ek yerlerinden açıkça anlıyoruz.
Daha önce kubbe eteğini mavi bir çini kuşak sarıyormuş.
Mescidin Çini Mihrabı ve Ahşap Minberi

Mihrabındaki Kayıp Çiniler

Hasbey Dârü'l-Huffazı’nın  çini mihrabının bazı parçaları yok olmuştur.
Bu mihrap Karamanoğulları'nın  Selçukîler'den devir aldıkları çiniciliği muvaffakiyetle devam ettirdiklerini göstermesi itibarı ile çok mühimdir.
Bu çeşit çinilere Fakih Dede Türbesi'nde de benzerleri vardır.
Dârü'l-Huffaz'ın Türk Tahta Oymacılık Sanatı'nın muvaffak bir örneği olan kıymetli kapısı ise artık yoktur.
Hasbeyoğlu'nun Meram'daki camiinin de Karamanoğlu Mehmed Bey zamanında yapıldığı anlaşılıyorsa da inşa tarihi tam olarak bilinmiyor.
Mescidin Giriş Kapısı
İbrahim Hakkı Konyalı’nın Konya Tarihi Kitabında Hasbey Dârü'l-Huffazı ile ilgili olarak şunlar yazar:
“Her nasılsa evkaf nazırlığınca evvelce tescil edilmek sureti ile yürürlüğe giren 1313 tarihli yanlış, noksan ve tahrifli Arapça vakfiyede Dârü'l-Huffaz'dan hiç bahsedilmemektedir.
Belki de alâkadarlar Dârü'l-Huffaz'm masrafından kurtulmak için tasnif ettikleri vakfiyede buna yer vermemişlerdir.
İkinci bir ihtimal daha vardır:
Hasbeyoğlu belki de Dârü'l-Huffazı için ayrı bir vakfiye yapmıştı ki biz bu vakfiyeyi bulamıyoruz.
Eldeki sakat vakfiyenin sonlarında bazı kitapların da vakfedilmiş olduğu nazarı itibare alınırsa birinci ihtimal kuvvetlenir.
Fâtih'in, II. Bayezid'ın ve  Murad'ın Konya Evkafı'n tespit eden Yazıcı Defterleri'nde bu Dârü'l-Huffaz'da yer almıştır.
Dârü'l-Huffaz'ın; Meram Değirmen ve Hamamı''ndan üçte birer nispetinde geliri vardır.
Çaşnigir , bağının gelirinin üçte biri de bu Dârü'l-Huffaz'm vakfıdır.
Bu defterlerde Dârü'l-Huffaz hemen Meram Zavyesi'nin yazıldığı yerde zikredildiği için vakfiyelerinin müşterek olduğu hakkındaki tahminimiz biraz daha kuvvetlenmektedir.
Murad'ın yazımı, Dârü'l-Huffazı, 'Dârü'l-Huffaz-ı Mehmed Çelebi İbn Hacı Hasbey' şeklinde tespit etmiştir.
Eğer vakfiyesi elimizde olsaydı Dârü'l-Huffaz'ın şartlarını da öğrenebilirdik.
Dârü'l-Huffaz'ın güney ittisalindeki- şimdi yok olan- binanın kütüphane veyahut muallim meşrutası olması çok muhtemeldir.
Dârü'l-Huffaz'ın alt kısmında bir bodrum kat vardır.
Burası bir medfen mi yoksa Dârü'l-Huffaz ve müştemilatının odun vesaire deposu mudur? açılarak incelenmesi lâzımdır.
1256/Konya Müzesi'nde 939 numarada Hasbeyoğlu'na ait bazı yerleri okunan ve fakat tatmin edici bilgi vermeyen taş bir vakfiye vardır”
Servet R. Çolak – Memleket
Hasbey Dârü'l Huffâzı Mescidi, Meram, Konya

Kaynaklar:

Tarihî Mâbedlerimiz (21) - Mustafa Balkan (Tarih Yazıları)
https://www.pusulahaber.com.tr/tarihi-mabedlerimiz-21-4997yy.htm

http://www.memleket.com.tr/kucuk-ayasofya-hasbey-darul-huffazi-1053148h.htm

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder