Suûdî Arabistan Medîne-i Münevvere Mescid-i Nebevî etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Suûdî Arabistan Medîne-i Münevvere Mescid-i Nebevî etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Şubat 2011 Çarşamba

Mescid-i Nebevî'nin Hat Yazılarındaki Türk İmzası

 
Medine üzerine araştırmalar yapan ve 22 yıldır burada ikamet eden eğitimci yazar Mehmet Altan, Mescid-i Nebevi'nin, son genişletilmiş bölümünün iç duvarları pencere altına gelecek şekilde kolondan kolona mermer panolardan oluşan hüsnü hat tablolarıyla donatıldığını belirtiyor. 

Harem'in Sınır Taşlarını Osmanlı Dikti

Haremeyn kutsal yerler olduğu için sınırları dahilinde yabani hayvanları avlamak haram edilmiş. Ancak Medine'de Mekke'den farklı olarak arazi tarım arazisi olduğu için, yeşil ağaç ve otların ihtiyaç olduğu zaman kesilmesine izin verilmiştir. 

Mescid-i Nebevî'nin Minaresi Niçin Eğik?

Peygamber Efendimiz'in (sas), Hz. Ebubekir ve Hz. Ömer'in (ra) kabirlerinin bulunduğu Ravza-i Mutahhara ya da Kubbetul Hadra (Yeşil Kubbe) bugünkü mimari özelliklerine Osmanlı döneminde kavuştu.

Mescid-i Nebevî'ye 5 km. Mesafeden Gelen Serinlik

Teknoloji bununla da sınırlı değil.
Devasa mescidin en uç noktasındaki sesle imamın hemen yanındaki sesin kalitesi aynı.
Yeni yapıda Emevi kemerleriyle sütunların birleştiği noktalardaki altın sarısı kaplamalar hoparlör görevi yapıyor.

Mescid-i Nebevi soğuk su sistemi ile soğutuluyor.
Bu su uzaklığı yaklaşık 5 km olan bir tesisten özel bir tünel vasıtasıyla hareme gelmekte.
Klimaların üflediği hava sütunların etrafındaki bakır rengi ızgaralardan mescide ulaşıyor.
Açık alanda sıcaklık 57 santigrat derece iken bile bütün kapalı mekânlarda serin hava sirkülasyonu temin ediliyor.
Bunun için bir bilgisayar programı devrede.
Hutbeler kamerayla kaydediliyor.
Mescid içinde taht şeklindeki sandalyelerde müderrisler oturuyor ve namaz vakitleri dışında tefsir, fıkıh gibi alanlarda ders veriyor.

Mescid-i Nebevî'nin Açılır Kapanır Kubbeleri

Yeni bölümde 27 adet hareketli kubbe var. Her biri 60 ton ağırlığındaki (9 tonu ahşap, kalanı metal) bu kubbeler ihtiyaç halinde elektrikli makaraların yardımı ile anında açılıp, kapanıyor.
Elektrikler kesildiğinde elle de açılabilen kubbelerdeki teknolojinin bir benzeri Mescid-i Nebevi'yi çevreleyen dev şemsiyelerde de kullanılmış.
Almanya'da özel olarak imal edilen elektrik direği uzunluğundaki 270 şemsiyenin her birine 2 milyon Euro (yaklaşık 4 milyon TL) harcandı.
Yukarıdan aşağı doğru açılan (gonca gibi) şemsiyelerde yağmur ve gün ışığına dayanıklı özel kumaşlar kullanıldı.
Türk mühendisler de şemsiyelerin komuta merkezinde görev alıyor.
Güneş battığında kapatılan şemsiye direklerinde aydınlatma lambası ve hoparlör de yer alıyor.
30 yıl garantili şemsiyelerin de yer aldığı alanlar kameralarla kontrol ediliyor.
627 adet güvenlik ve naklen yayın kamerası sayesinde mescidin her noktası görüntülenebiliyor.


SUUDÎ ARABİSTAN'DAKİ DİĞER CAMİLER

Teknoloji Peygamber'e Koşanların Hizmetinde

Veda tepelerinde Hz. Muhammed'i gördüğünde Medine için yeni bir bahar mevsimi başladı.
O gün, adı Arapça'da 'bir kimseyi azarlamakta, kınamakta çok ileri gitme' manasındaki Yesrib idi.

Yeni adı kıyamete dek misafiri olacak Hz. Muhammed'in dudaklarından döküldü:
Medine-i Münevvere (Nurlu Şehir). 
Sınırlarını elleriyle gösterdi ve Hz. İbrahim'in Mekke'de çizdiği harem-i şerif gibi Medine de harem (gayrimüslimlerin girmesi yasak bölge) oldu.
Peygamberimiz "Allah'ın ve meleklerin laneti harem sınırları içinde kötülük yapanların üzerine olsun." hadisiyle burasının sonsuza kadar diğer şehirlerden farklı kılındığını haber veriyordu.
Allah Resulü'nün (sas) temelini kazdığı, duvarına kerpiç taşıdığı ve içinde hane-i saadetinin de yer aldığı Mescid-i Nebevi aradan geçen 14 asırda çeşitli değişiklikler gördü.
Burası sütunları hurma kütüklerinden, çatısı hurma dallarından, duvarları insan boyunda bir mesciddi.
Bir gece şiddetli yağmur yağmış, mescidin toprak zemini, sular ve çamurlarla dolmuştu.
Ashabı Kiram, elbiselerinin etekleriyle taşıdıkları çakılları namaz kıldıkları yerlere serperek namazlarını eda edebilmişti.
Hz. Peygamber namazdan sonra 'Bu ne güzel sergidir.' buyururken, mescid hasır sergiye Hz. Ömer (ra) devrinde kavuşabildi.
Mescid-i Nebevi hurma dalları yakılarak aydınlatılırdı.
Minberi, mihrabı yoktu.
Bir bölümü suffe denilen fakir öğrencilere ayrılmıştı.
Güneyden kuzeye uzunluğu 50 metre, doğudan batıya eni de 49 metre idi, 2450 metrekare büyüklüğe sahipti.

Emevi ve Osmanlı dönemlerinde yapılan tadilatlara Suud yönetiminin ikinci genişletme çalışmaları eklendi.
Müslümanların en kutsal mekânlarından Mescid-i Nebevi şimdi hem kapasitesi hem de kullanılan en son teknolojisi ile görenleri hayran bırakıyor.
En dikkat çeken özelliği, aynı anda 1 milyon kişinin namaz kılmasına imkân veren cesameti.
1988'de başlayan ve birkaç yıl önce tamamlanan genişletme projesi ile Mescid-i Nebevi'nin 17 bin metrekare kapalı alana sahip eski yapısı ilave yapılarla 100 bin metrekareye ulaştı.
Çatı katı 67 bin, haremi çevreleyen açık alan 235 bin metrekare olmak üzere toplam alanlar 400 bin 327 metrekare oldu.
Böylece kapalı kısımlarda 300 bin kişinin namaz kılabilmesi sağlandı.
Üst katta ise 90 bin kişi namaz kılabilirken kapasite dış avlularla 1 milyona ulaştı.

 Mescid-i Nebevî'nin Kuba Kapısı (Babü Kuba)
(Quba Gate)

SUUDÎ ARABİSTAN'DAKİ DİĞER CAMİLER

23 Mayıs 2010 Pazar

Mescid-i Nebevi'nin Tarihçesi, Medine, Suudi Arabistan

MESCİD-İ NEBEVÎ, MEDİNE, SUUDİ ARABİSTAN
 Masjid Al Nabawi in Madinah - Saudi Arabia
MESCiDU'N-NEBEVi

MESCİDÜ'N-NEBEVİ
Resulullah (s.a.s)'ın Medine'ye hicretinden hemen sonra ashabıyla birlikte bina ettiği mescid. 
Bu mescid, Mescid-i Resul, Mescid-i Şerîf, Mescid-i Saadet ve Mescid-i Nebevî adlarıyla da anılmaktadır. 
Mescid-i Haram'dan sonra yeryüzündeki mescidlerin en faziletlisidir.