Sayfalar

3 Ekim 2011 Pazartesi

Sümbül Efendi Kimdir?

 Sümbül Efendi Türbesi, İstanbul
Osmanlılar zamanında İstanbul'da yetişen evliyanın büyüklerinden olan ve halk tarafından Sümbül Efendi diye anılan bu zatın esas ismi Yusuf, babasının ismi Ali, büyük babaları ise Kaya Bey'dir. Zeynüddin ve Sinanüddin lakaplarıyla da anılan Sümbül Efendi, 1451 (h. 856) yılında, Merzifon'un Borlu kasabasında dünyaya geldi. Daha küçük yaşlarında, ilerde nasıl bir kimse olacağının işaretlerini taşıyordu. Kendi yaşındaki çocukların koşup oynadığı zamanlarda o ilim meclislerine gider, sohbetler dinler, dinlediklerinin tesiri altında kalarak hıçkırıklarla ağlardı.

14 yaşına kadar Merzifon'un Borlu kasabasında kalan Sümbül Efendi ilk tahsilini memleketinde yaptı. Sümbül Sinan 14 yaşında ilmini tamamlamak için İstanbul'a gitti. Devrin en büyük alimlerinden Efdalzade Hamimüddin Efendi'nin ders halkasına oturdu ve ondan 16 sene ilim tahsil etti…

Bir gün hocası Mehmet Cemalettin Efendi talebelerinden çiçek getirmelerini istedi. Tüm talebeler ertesi gün çok çeşitli ve birbirinden güzel çiçeklerle hocalarının huzuruna çıktılar. Ancak içlerinde Yusuf Sinan solmuş ve kurumaya yüz tutmuş bir sümbülle çıkageldi. Hocası bunun hikmetini sorduğunda onun cevabı “Hangi çiçeğe el attıysam hepsi Allah'ı zikir ve tesbihle meşgul idiler. Onları dalından koparıp ta Allah'a ulfetlerini kesmeye gönlüm elvermedi. Baktım bu zavallı sümbül dalından kopmuş, ben de bu çiçeği size getirdim” oldu. Bu olay üzerine hocası Yusuf Sinan'a Sümbül lakabını verdi.
 Türbenin Kubbesi
Dersini tamamlayıp hocasından icazet aldığı zaman 30 yaşını bitirmiş bulunuyordu. O zamana kadar saltanatta bulunan Fatih Sultan Mehmet Han vefat etmiş, yerine oğlu İkinci Beyazıd padişah olmuştu; sene 1481 (hicri 886) Sümbül Sinan hazretleri 47 yaşında üzerine aldığı şeyhlik makamında 33 sene hizmet verdi. Yolunu şaşıranlara doğru yolu gösterdi, şeytana uyanlara Allah'ı hatırlattı, gaflette olanları ikaz etti, alçalan ruhları yükseltti, nasibi olanların göğüslerine nur ve feyiz akıttı.

Sümbül Sinan hazretlerinin manevi tarafını düşünürken, maddi ilimlerde de bir derya olduğunu unutmamak lazımdır. Bunu anlamak için, onun Fatih Sultan Mehmet zamanında yetişip, ikinci Bayezid, Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman devirlerinde hizmet yaptığını hatırlamak kafidir. Asırlara damgasını vurmuş ve şimdiye kadar hala unutulmamış olan İbni Kemal paşa ve Ebussuud Efendi gibi alimler onun zamanında yaşamışlar ve kendisini daima takdir etmişlerdir. Alimlerin pek bol olduğu bir asırda, O, İstanbul'un Yavuz Selim, Fatih ve Ayasofya camilerinde rahatça vaaz edebiliyordu.

Yavuz Sultan Selim'in yaptırdığı Sultan Selim camiinin açılışını Sümbül Efendi yapmış ve orada ilk vaazı da yine o vermiştir. Zamanın büyüklerinden olan Sümbül Efendi hazretleri, Koca Mustafa Paşa dergahında tam 33 yıl irşad vazifesiyle gerçek bir mürşit olarak hizmet verdikten sonra 1529 eylül (hicri 936 muharrem) ayının ikinci pazartesi günü dostları, talebeleri ve müridleriyle helalleşti. Müridleri başucunda Yasin-i Şerif okudular. Sümbül Sinan hazretleri 80 yaşında olduğu halde Kelime-i Şehadet getirerek öbür aleme göçtü.

Mübarek naaşları; İstanbul'un bütün şeyh ve alimleri, memleketin ileri gelenleri, devlet büyükleri, kendi dervişleri ve sevenlerinden meydana gelen binlerce ehli iman tarafından tekbir ve tehlillerle dergahtan alınıp Fatih Camii'ne getirildi. Cenaze namazını Şeyhülislam Ahmet İbni Kemal Paşa kıldırdı. Tekrar, şeyhi bulunduğu dergaha getirilip, hayatlarında vasiyet buyurdukları yere, dergahın ortasında kazılan kabrinde Allah'ın rahmetine tevdi edildi. Merkez Efendi, Sümbül Efendi Hazretlerine damat olmuş, vefatının ardından da dergahın irşad vazifesini üstlenmiştir.


KOCAMUSTAFAPAŞA SÜMBÜL EFENDİ CAMİİ, FATİH

 

 

FENARİ İSA (MOLLA FENARİ) CAMİİ

 

 

NURUOSMANİYE CAMİİ

 


MİHRİMAH SULTAN CAMİİ

ŞEHZADE CAMİİ

PERTEVNİYAL VALİDE SULTAN CAMİİ ANA SAYFA




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder