2 Ekim 2011 Pazar

Osmanlı Döneminde Fenari İsa Camii

1497-1498 yıllarında, İstanbul'un Türklerin eline geçmesinden kısa bir süre sonra, II. Bayezid'in hükümdarlığı döneminde yapının Güney Kilise olarak adlandırılan bölümü, Molla Şemseddin Fenari'nin yeğeni Rumeli kadıaskeri Fenarizade Alaaddin Ali bin Yusuf Efendi tarafından mescite çevrildi. Yapının güneydoğu kısmına bir minare eklendi. Yarım kubbelerden biriyse mihraba çevrildi. Medresenin başhatiplerinden biri olan İsa efendinin adı camiye verildi. 1633 yılında bir yangında büyük hasar görerek kullanılamaz hâle gelen mescidin, 1636 yılında sadrazam Bayram Paşa tarafından onarımı gerçekleştirildi.
Aynı dönemde yapı camiye, Kuzey Kilise de tekkeye çevrildi. Kolonlar payandalarla desteklendi. İki kubbesi baştan inşa edilerek duvarlardaki mozayikler söküldü. 1782 yılında gerçekleşen başka bir yangın yapıya zarar verdi. Bunun ardından geçirdiği ilk büyük onarım ancak 1847-1848 yıllarında oldu. Bu onarımda da Güney Kilise'nin kolonları desteklenerek, nartekste korkuluk görevi gören yarımduvarlar kaldırıldı. 1918 yılında yine bir yangın geçiren yapı boşaltıldı ve kullanım dışı kaldı. Cumhuriyet ilan edildikten sonra, 1929 yılında gerçekleştirilen kazılar sırasında 22 adet lahit bulundu. Yapı 1970 ve 1980'lerde Amerika Bizans Topluluğu tarafından kapsamlı bir bakım ve onarım sürecinden geçti. Günmüzde hâlen cami olarak hizmet vermektedir. Lips Manastırı olarak da bilinmektedir.


FENARİ İSA (MOLLA FENARİ) CAMİİ

 

 

NURUOSMANİYE CAMİİ

 


MİHRİMAH SULTAN CAMİİ

ŞEHZADE CAMİİ

PERTEVNİYAL VALİDE SULTAN CAMİİ ANA SAYFA




Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme