EMİNÖNÜ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
EMİNÖNÜ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
25 Haziran 2021 Cuma
13 Mayıs 2011 Cuma
Üçmihraplı Camii'nin Tarihçesi
Aynı zamanda Hoca Hayreddin Camii ve Kazancılar Mescidi olarak da tanınan Üç Mihraplı Cami, Eminönü – Unkapanı Caddesi üzerinde ve Küçükpazar denilen yerdedir. Camiin banisi olan Hoca Hayreddin Efendi, Fatih Sultan Mehmed’e hocalık yapmış, güvenilir ve tanınmış bir zattır
Hadika, camiin H. 874 (M. 1469 – 70) yılında yapıldığını, sonra Fatih Sultan Mehmed’ in mimber koydurmak için mescidi genişlettiğini ve bir mihrap koydurarak, onun yanında mimber yaptırdığını; daha sonra Hayreddin Efendi’nin oğlu olan ve Şam kadısıyken vefat eden Ahmet Efendi’nin zevcesinin kendi evini mescide ekleyerek bir mihrap daha yaptırdığını ve böylece üç mihraplı olduğunu, dolayısıyla da bu ismi aldığını bildirir.
Üç Mihraplı Camii İle İlgili Diğer Bilgiler
Bugün Üç Mihraplı Cami’de bir imam ve bir müezzin görev yapmaktadır. Ortalama cemaat sayısı vakit namazlarında 90 Cuma namazlarında 500 kişidir. Musalla taşı ve yeterli abdest alma yeri bulunmaktadır.
Üç Mihraplı Camii'nin Mimari Yapısı
Camiin iki ilavesi zamanla yıkılmış, Sultan Hamid döneminde yeniden ve çatılı olarak yapılmıştır. Bu nedenle bu iki bölümün kubbeli olup olmadığı bilinmektedir. Ancak ilk kısım kubbelidir ve son cemaat yerinde de iki kubbesi bulunmaktadır. E. Hakkı Ayverdi’nin verdiği bilgilere göre, yıkılan revakı 1959 – 1960 yıllarında yapıldı. Minare 1956 zelzelesinde yıkıldı ve yeniden yapıldı. Revak ve pencerelerin bozuk yerleri ince kesme taşla örülmüştür. Asıl taşlar moloz iken, tamirleri kesme taşla yapılmıştır ki, Ayverdi bunu “fuzuli ve manasız bir garibe” olarak değerlendiriyor ve şöyle diyor”… bir kere olandan fazlaya gitmek, aslı bozmaktır; kaldı ki eğer para ve imkan bu kadar bolsa, onu yerine sarf etmek gerektir; yersiz ve ezber gösterişe değil, Yine bu tamirde yapılan revakın iç yüzünü murçla işlenmiş kaba bir halde ve sıvasız bırakmışlar; son derece çirkin görünmektedir. Cami tamamen moloz taşıyla yapılmıştır. Mihrap pek sivridir. Kubbe baklavalı bir kuşağa oturur. İlave ile asıl arasına ikişer küsür metrelik iki geçit açılmıştır. İki sahn seviyeleri arasında 1,30 metre kadar fark vardır”.
8 Haziran 2010 Salı
Beyazıt Camii, İSTANBUL
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

