3 Mayıs 2022 Salı

Tomarza Müftülük Binası, Tomarza, Kayseri

Tomarza Müftülük Binası, Tomarza, Kayseri
Tomarza Müftülük Binası, Tomarza Merkez Camii’nin doğusunda bulunmaktadır.
Müftülük binası olarak kullanılan eser, cami kadar calib-i dikkat mimari hususiyetlere sahiptir.
Güney-kuzey doğrultuda iki katlı olarak düzenlenmiştir.
Doğu cephesinin ortasında bulunan ve cepheden dışa taşırılan bölümü yapının en dikkat çekici kısmıdır. Bu bölüm binanın doğu cephesini simetrik olarak ikiye böler. 
Yöre sakinlerinin anlattığına göre “Devir Odası” olarak düzenlenen bu abidevi girişin güney ve kuzeyinde, alt katlarda doğu-batı doğrultuda dikdörtgen bir koridorun güney ve kuzeyine tasarlanmış dikdörtgen plânlı birer oda yer almaktadır. 
Yine yöre sakinlerinden derlediğimiz bilgilere göre, 1950’li yıllarda dönemin belediye başkanlarınca abidevi girişin iki yanına eklenen bu bölümlerin üst katları günümüzde müftülük ve lojman binaları olarak kullanılmaktadır.

Tomarza Müftülük Binası, Üst Kat İç Mekândan Bir Görünüm

Müftülük binası ile sonradan yapılan eklemelerin dilatasyon izleri duvardan ve farklı bina yüksekliklerinden de anlaşılmaktadır.
Müftülük binasının doğu cephesini simetrik olarak ikiye bölen ve cepheden dışa taşkın olarak düzenlenen abidevi girişin alt katı doğu tarafta bağımsız iki taş sütuna ve batıda duvar payelerine
oturan kemerle oluşturulan kare çardak düzenli bir plân gösterir. 
Duvar payelerinin duvarla sıfırlandığı bölümlerinde bulunan plastırların yüzeyine rozet ve kartuş benzeri alçak kabartma bezemelerin işlendiği dikkati çeker.
Giriş bölümünün üzeri kaburgalı çapraz tonozla örtülü olup, kaburgaların birleşim noktası olan kilit taşının yüzeyi iki kademeli bir rozet kabartmasıyla bezenmiştir.
Siyah ve pembe renk taşın dönüşümlü örülmesiyle oluşturulan kemerlerin üzerinde devam eden duvarlar üst katta dıştan dairesel içten çokgen mekânın alt yapısını oluşturacak şekilde dışa doğru bombeli olarak tasarlanmıştır.

Tomarza Müftülük Binası Doğu Cephe Çizimi

Alt kat saçağı cepheden taşırılmış düz yüzeyli silme ve konsol dizileriyle hareketlendirilmişken, doğu cephede sütun başlıkları üzerine yerleştirilmiş birer plastırla giriş cephesi çerçevelenmiştir.
Dıştan dairesel bir düzenlemeye sahip olan üst kat siyah kesme taşla ahenkli olacak şekilde pembe renk taşla örülmüş söve ve atkı taşlı beş pencereyle boşaltılmıştır. 
Atkı taşları sepet kulpu kemer biçiminde tasarlanan pencerelerin yuvarlak kemerli alınlıkları da pembe taşla düzenlenmiş olup alınlık yüzeyleri iki yandan akantüs yapraklı kıvrımdalların çerçevelediği oval madalyonlar, “Ya Fettah, Ya Muin, Maşâallah, Ya Latif, Ya Rezzak” şeklinde Allah’ın sıfatlarının vurgulandığı yazılarla bezenmiştir.
Pencere aralarında duvar yüzeyinden taşırılmış akant yaprağı biçiminde volütlü başlıklara sahip dekoratif plastırlar yer almaktadır. 
Alınlıklardan sonra tüm cepheyi dolaşan ve duvar yüzeyini hareketlendiren püskül dizisi görülürken, saçakta da alt kattaki silmeli ve konsol dizili düzenleme tekrarlanmıştır.
Cami avlusuna giriş kapısı olarak inşa edildiğini düşündüğümüz eserin cami avlusuna geçit veren kapısı da oldukça anıtsal bir tasarıma sahiptir.

Tomarza Merkez Camii Girişinin Çizimi


Fazla derinliği olmayan giriş eyvanı olarak tasarlanan kapı iki yandan ikişer sütunla çerçevelenmiştir. Kaideleri yalın olarak düzenlenen duvara bitişik yekpare sütunların başlıkları köşelerde volütlenmiş kenger yaprakları ve palmet kabartmalarıyla süslenmiştir. 
Yuvarlak olarak tasarlanan alınlık kemeri yan yana sıralanmış palmet kabartmalarıyla bezenmiştir. 
Alınlık köşeliklerinde de düz ve ters C kıvrımları yapacak şekilde yerleştirilmiş akant yapraklı bitkisel bezeme dikkati çekmektedir.
Kapı alınlığı ile tonoz kemeri arasında kalan yüzey tepelik olarak düzenlenmiştir. 
Tepelikte, yüksek kabartma olarak simetrik şekilde işlenmiş akantüslü kıvrımdalların çerçevelediği, köşeleri içbükey olarak tasarlanmış dikdörtgen kartuş içinde eserin kitabesi yer almaktadır:
Okunuşu:
“Şah Hazret-i Abdülhamid'e himmet Versin Cenab-ı Bâri 
Bu da eseri Hacı Hafız Şaheseri Sene 1322”
Tomarza Merkez Kur'an Kursu
Görüldüğü üzere kitabe herhangi bir bina türüne ilişkin ifadeler içermemektedir. 
Yuvarlak kemerli kapıdan doğu-batı doğrultuda bir koridora geçilmektedir. 
Bu koridorun üzeri sivri kemerler üzerine atılmış ahşap kirişlerle örtülüdür.
Koridorun batı cephesinde saçağa yakın bölgede duvara yerleştirilmiş ve kenger yapraklarıyla çerçevelenmiş oval madalyon içinde “Ya Malike'l-Mülk” ibaresi okunmaktadır.
Günümüzde müftülük binası olarak kullanılan dairesel plânlı üst kata güney taraftaki alt kat mekânının içinden merdivenle ulaşılmaktadır.
Dairesel plânlı mekânın önünde güney-kuzey doğrultuda dikdörtgen bir ön mekân bulunur. 
Mekânın üzeri baklava dilimi şeklinde düzenlenmiş göbeği çerçeveleyen levhalardan oluşmuş düz ahşap tavanla örtülmüştür.
Bu mekânın kuzeydoğu köşesinde köşeleri rozet kabartmalı taş yaşmaklı bir niş yer alır. 
Fonksiyonunu tam bilemediğimiz bu niş günümüzde duvarla örülerek doldurulmuştur.
Dairesel plânlı mekâna batı duvarına açılan duvar yüzeyinden çok az taşırılmış düz silmeyle çerçeveli, atkı taşı sepet kulpu kemer biçiminde düzenlenmiş bir kapıdan girilmektedir.
Bugün müftülük makam odası olarak kullanılan ve dıştan dairesel bir tasarım gösteren mekânın doğu-batı doğrultuda dikdörtgen bir plâna sahip olduğu görülmektedir. 
Dikdörtgen mekânın doğu cephesi kısmen güney ve kuzey cephelerini de içerecek şekilde çokgen olarak tasarlanmıştır.
Tomarza Merkez Kur'an Kursu
Batı kısımda ise güney ve kuzey duvarlar düz yüzeyli olarak düzenlenmiştir. 
Düz yüzeyli duvarların önlerinde ahşaptan dolaplar yer almaktadır.
Mekânın üzeri ahşapla örtülüdür. 
Ahşap örtü çokgen plânlı kısımda plâna uygun olarak 15 kenarlı bir göbekle sağlanmışken, batı tarafta düz ahşap tavandır.
Sarkıt biçimli göbek merkezinin etrafı çakma 15 panoyla çerçevelenmiştir.
Bu örtünün dıştan da külah biçiminde kapatılmış olduğu görülmektedir.


* Devir kelimesi, bir hak veya mükellefiyeti düşürme anlamında fıkıh terimi olan ıskat’tan kaynaklanır. 
Iskât-ı savm ve  ıskât-ı salât olarak tanımlanan durumda, sağlığında muhtelif sebeplerle oruç ve namaz ibadetini yerine getirememiş olan kişinin varislerinin bu ibadetin karşılığı olarak fidye ödemesi anlatılmak istenir. 
Ölen kişinin yerine getiremediği ibadetin karşılığı olarak fakirlere ödenen nakdi bedel için düzenlenen merasime de devir denir. 
Genellikle nakdi bedelin ödeneceği fakir kişiler bu merasim esnasında halka oluşturacak şekilde otururlar.
Nakdi bedelin tamamının verilmesi yerine, belli bir miktarın hibe edilip tekrar hibe yoluyla geri alınarak toplam borç miktarına ulaşıncaya kadar işlemin devam etmesi de “devir” usûlünün adıdır .
Bu dini ritüelin biçimselliği ile binanın plânı üzerinden kurulan benzetmeyle esere “Devir Odası” adı verilmiş olabilir. 
Kitabe veya kaynaklar bu isimlendirmeye katkı yapmamaktadır.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder