19 Mayıs 2022 Perşembe

Dâniyâl (Alehisselâm)'ın Cesedinin Bulunuşu, Herkus'un Onu Tanıması ve Defni

Dâniyâl Aleyhisselâm Makâm-ı Şerîf Camii, Tarsus, Mersin
Dâniyâl (Alehisselâm)'ın Cesedinin Bulunuşu ve Herkos'un Onu Tanıması ve Defni
Ömer b. Hattab Radıyallâhü Anh devrinde Suriye tarafına gönderilen İslam ordusu TARSUS'u fethetti.
Ordunun başkumandanı olan Ebû Musa el-Eş'ari şehri kontrol ederken bir binaya uğradı. Kapısı kurşunla mühürlenip kilitlenmiş. 
Burada ne var? diye sordu. 


Tarsuslu Herkus denen zat: 
Efendim, burada size faydalı bir şey yok. 
Burada Daniyal denen zatın naşı var. 
Bu zatın sandukası var.
Bu zat Kuduslü olup, Babil Kralı Buhtunnasr, Kudus'ü işgal edip, iman ehli olanları esir ederek putperesliğe zorlamak üzere Babil'e götürmüş, Daniyal da bunların arasında imiş. 
Melik'le aralarında çok çetin mücadelelerden sonra, Buhtunnasr, herkesin Daniyal'ın duasını almalarını emretmiş.

Caminin İçi

Kuraklık kıtlık olunca ona dua yaptırırlar, bolluk olurmuş. 
Tarsus'ta da kuraklık olmuş, bizim Melik'imiz Babil Meliki'nden bu zatı istemiş, O da gelmiş dua yapmış, bol yağmur ve bereket bolluk olmuş. 
Burada kalmış vefat ederek, onu sandukaya koyup saklamışlar. 
Kuraklık gibi felaket anlarında buraya gelip dua ederiz duamız kabul olunur" diye anlatmış.
Ebu Musa el-Eş'ari kapıyı açtırmış. 
İçerde havuz şeklinde çevrik bir yer ortasında mermerden yapılmış gayet uzun bir laht sanduka. 
Lahti açtılar, içinde çok uzun boylu bir cesed. 
Ebu'I-Aliye'den sahih senetle rivayette: 
"Burnu bir karış uzunlukta idi. 
Enes b. Malik Radıyallâhü Anh'den isnadı ceyyid ile rivayette: 
Burnu bir arşın idi" deniyor. 
Yani çok uzunluktan kinaye olarak bir arşın gibi burnu uzundu demek istemiş olmalı.
(Ebu'l-Fida).

Ceset altın iplikle dokunmuş kumaşa sarılı idi. 
Cesette biçbir değişiklik olmamış, yeni konmuş gibi idi. 
Hatta İbn Ebi'd-Dünya'nın rivayetinde: 
"TESTUR-TARSUS, fethedildiğinde Daniyal'ı bir tabut içinde buldu. 
Damarları, şah damarı atıyordu" deniyor.
Ravi der ki: "Ebu'l-Aliye'den sordum: 
'Hiç birşey değişmemiş miydi?' 
Ebu'l-Aliye. "Hayır, sadece başından birkaç saçı dökülmüştü, o kadar.
Vücudunda asla en ufak bir değişiklik olmamıştı.
Çünkü; 'Hiç şüphe yok ki, Enbiyanın etlerini toprak çürütmez, yırtıcı hayvanlarda onların etlerini asla yiyemezler" diye cevap verdi.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder