28 Temmuz 2010 Çarşamba

Hafız Süleyman Mescidi





















İzmir ili Foça ilçesinde bulunan bu cami kitabesinden öğrenildiğine göre Foça Kalesi Dizdarı Kurt Hacı Mustafa tarafından 1548 yılında yaptırılmıştır. Günümüze gelemeyen bu yapının yerine eski kalıntılarından da yararlanılarak XIX. yüzyılın sonunda Hafız Süleyman isimli bir kişi tarafından yeni bir cami yaptırılmıştır.

Cami I. Dünya Savaşı sırasında ibadete kapatılmış, uzun süre harap bir durumda kalmış, 1992 yılında onarılarak yeniden ibadete açılmıştır.

Bugünkü cami kesme taş ve moloz taştan kare planlı olarak yapılmış olup, üzeri ahşap bir çatı ile örtülmüştür. Giriş kapısı önüne ahşap bir sundurma eklenmiştir. İçten düz tavanlı olan ibadet mekânı içerisinde sanat tarihi yönünden önemli herhangi bir bezeme bulunmamaktadır. İbadet mekânı altlı üstlü pencerelerle aydınlatılmıştır. Bunlardan alt sıradakiler dikdörtgen söveli olup, üst sıradakiler ise yuvarlaktır.

Kayalar Camisi
















İzmir ili Foça ilçesinde, Fatih Camisi’nin 200 m. kuzeydoğusunda bulunan bu caminin kitabesi günümüze gelemediğinden yapım tarihi ve banisi konusunda kesin bilgi bulunmamaktadır. Bununla beraber yapının mimari üslubundan XV.-XVI. yüzyılda yapıldığı, XIX. yüzyılda da minaresinin yenilendiği anlaşılmaktadır.

Cami moloz taştan ve antik çağa ait devşirme taşlardan dikdörtgen planlı olarak yapılmıştır. Üzeri ahşap bir çatı ile örtülmüştür. İçten düz tavanlı olan yapı değişik zamanlarda yapılan onarımlarla orijinalliğinden oldukça uzaklaşmıştır.

Mihrap ve minberi sanat tarihi yönünden herhangi bir özellik taşımamakta olup, geç devir bezemeleri ile süslenmiştir. Yanındaki taş kaide üzerine yuvarlak gövdeli tek şerefeli minaresi XIX. yüzyıl mimari üslubunu yansıtacak biçimde soğan kubbelidir.

Fatih Camisi




















İzmir ili Foça ilçesinde bulunan bu caminin üzerinde iki ayrı kitabe bulunmaktadır. Avlu kapısı üzerindeki kitabeden öğrenildiğine göre Mustafa Ağa isimli bir kişi tarafından 1531 yılında, Fatih Sultan Mehmet’in isteği üzerine Foça’nın Osmanlı topraklarına katılmasından sonra yaptırılmıştır. Sonraki yıllarda Kanuni Sultan Süleyman’ın emri ile, ancak padişahın ölümünden sonra 1569–1570 yılında yeniden yaptırıldığı ibadet mekânına giriş kapısı üzerindeki kitabeden öğrenilmektedir.

Cami bir sıra kesme taştan bir sıra tuğla hatıllı ve dikdörtgen planlı olarak yapılmış, üzeri ahşap bir çatı ile örtülmüştür. Caminin önünde yuvarlak kemerlerle birbirine bağlanmış altı sütunun taşıdığı bir son cemaat yeri bulunmaktadır. Bu son cemaat yeri ibadet mekânını örten çatının devamı ile örtülüdür. İbadet mekânına giriş kapısı yuvarlak kemerli ve mermerden olup, üzerinde sağır bir kemer ve Kanuni Sultan Süleyman’ın isteği ile yapıldığını belirten kitabe bulunmaktadır. İbadet mekânı altlı üstlü iki sıra halinde ikişer pencere ile aydınlatılmıştır. Bu pencerelerin alt sırasındakiler dikdörtgen, üst sıradakiler de alçı vitraylıdır.

Mihrap yuvarlak bir niş şeklindedir. Caminin yanındaki minaresi kesme taş kaideli, yuvarlak gövdeli ve tek şerefelidir.

Büyük Cami

İzmir ili Bornova ilçesinde bulunan bu caminin kitabesi bulunmadığından ne zaman ve kimin tarafından yapıldığı kesinlik kazanamamıştır. Yapı üslubu Anadolu’daki erken dönem yapılarına benzemektedir. Büyük olasılıkla bu cami Aydınoğulları döneminde yapılmıştır. Ayrıca cami içerisinde Roma dönemine tarihlenen kompozit sütunlar ve devşirme sütunlar da bulunmaktadır. Cami üzerindeki altı mısralık bir kitabeden h.1153 (1740) yılında Seyyit Ali Ağa tarafından onarıldığı öğrenilmektedir.

Kesme taş ve moloz taştan yapılmış olan cami kareye yakın dikdörtgen planlıdır. İbadet mekânı mihraba paralel her sırada üçer tane olmak üzere dört sütun dizisi ile beş sahna bölünmüştür. Caminin en ilginç yönü mihrap önünde kubbeli bir bölümün olmasıdır. Bu plan şekli Anadolu Selçukluları’na özgü bir plan şeklidir. Bunun benzerlerine Kayseri, Erzurum ve Birgi ulu camileri ile Beyşehir’deki Eşrefoğlu Camisi’nde de karşılaşılmaktadır. Bu plan şekli ile de Anadolu mimarisindeki ulu cami plan tiplerinin bir tekrarıdır.

Caminin önündeki son cemaat yeri altı sütunun taşıdığı altı bölümlüdür. Bu bölümlerin üzerleri kubbelidir. Cami içerisinde bezeme olarak dikkati çeken bir elemana rastlanmamakla beraber minarede baklavalara ve derz çizgileri ile karşılaşılmaktadır. Minaresi taş kaide üzerine yuvarlak gövdeli, geometrik ve zikzak desenli olup, tek şerefelidir.

Büyük Cami’nin avlusunun kuzeybatısında türbe ve güneyinde de Darülkurra bulunmaktadır.

Şadırvanlı Camii, Bergama, İzmir






















 


 Şadırvanlı Camii, Bergama, İzmir
İzmir Bergama ilçesinde bulunan bu cami 155o yılında yaptırılmıştır. Önündeki şadırvandan ötürü halk arasında Şadırvanlı Cami olarak tanınmaktadır.

Kesme taştan yapılmış olan cami kareye yakın dikdörtgen planlı olup, ibadet mekânının üzeri tromplu sekizgen kasnağa oturan merkezi bir kubbe ile örtülmüştür. Caminin önünde üç kubbeli bir son cemaat yeri bulunmaktadır. Mihrap ve minberi sanat tarihi yönünden herhangi bir özellik taşımamaktadır.

İbadet mekânı altlı üstlü iki sıra halindeki pencerelerle aydınlatılmıştır. Yanındaki minaresi kesme taştan yuvarlak gövdeli ve tek şerefeli olup, 1952 yılında yenilenmiştir.

Kulaksız Camii, Bergama, İzmir














 

Kulaksız Camii, Bergama, İzmir
İzmir ili Bergama ilçesinde bulunan bu caminin banisi bilinmemektedir. 1803 yılında eski bir yapının kalıntısı üzerine yapılmıştır. Caminin batı yönündeki duvar eski yapıya aittir. Değişik dönemlerde yapılan onarımlarla ve yakın tarihlerde önüne yapılan ilavelerle özelliğinden büyük ölçüde uzaklaşmıştır.

Cami kesme ve moloz taştan dikdörtgen planlı olarak yapılmış olup, üzeri ahşap bir çatı ile örtülmüştür. Mihrap ve minberi bir özellik taşımamaktadır.

Caminin yanındaki minaresi kesme taş kaide üzerinde yuvarlak gövdeli ve tek şerefelidir.

Kurşunlu Camii, Bergama, İzmir


















 

Kurşunlu Camii, Bergama, İzmir
 İzmir ili Bergama ilçesinde bulunan bu cami kaynaklardan öğrenildiğine göre 1439 yılında yapılmıştır. Değişik zamanlarda yapılan onarımlarla XV. yüzyıl mimari özelliğinden oldukça uzaklaşmıştır. Bu arada da caminin önüne mimarisini gölgeleyen geniş saçaklıklı, ahşap bir son cemaat yeri eklenmiştir.

Cami kesme taştan yapılmış olup, kare planlıdır. İbadet mekânının üzeri 9.20 m. çapında kasnaklı bir kubbe ile örtülmüştür. Mihrap yuvarlak bir niş şeklinde olup, minberi ahşaptandır.

Yanındaki minaresi taş kaide üzerine tuğladan yuvarlak gövdeli ve tek şerefelidir.

Ansarlı Camii, Bergama, İzmir














İzmir Bergama ilçesi, Selçuk Mahallesi’nde bulunan bu caminin kitabesi günümüze gelemediğinden yapım tarihi kesinlik kazanamamıştır. Kaynaklardaki bilgiye ve yapının mimari üslubuna dayanılarak 1544 yılında yapıldığı sanılmaktadır.

Kesme taştan yapılmış olan cami kare planlı olup, üzeri tromplu ve sekizgen kasnaklı bir kubbe ile örtülmüştür. Caminin önündeki son cemaat yeri iki sütunun ve yan duvar uzantılarının taşıdığı üç kubbe ile örtülmüştür. Buradaki sütunlar birbirlerine sivri kemerlerle bağlanmıştır.

İncirli Mescid, Begama, İzmir

İzmir'in Bergama ilçesinde bulunan bu mescit yanındaki hamam ile birlikte 1427 yılında yapılmıştır. Değişik zamanlarda yapılan onarımlarla kısmen özelliğini yitirmiştir. Yakın tarihlerde önüne mimari özelliği olmayan bir yapı eklenmiştir.

Cami kesme taştan, tuğla hatıllı olarak 6.20x6.20 m. ölçüsünde kare planlı olarak yapılmış, üzeri tromplu, sekizgen kasnaklı merkezi bir kubbe ile örtülmüştür.

Yanında bulunan minaresi dikdörtgen şeklinde kaide üzerine yuvarlak tuğla gövdeli ve tek şerefelidir. Bu minare de yakın tarihlerde yenilenmiştir.

Selçuklu Minaresi



















İzmir ili Bergama ilçesinde bulunan minare XIII.-XIV. yüzyıl başlarında yapılmış bir mescide aittir. Mescit günümüze gelememiştir. Bu bakımdan banisi ve yapım tarihi kesinlik kazanamamıştır. Bununla beraber minare Selçuklu üslubunun tüm özelliklerini yansıtmaktadır.

Taş kare kaide üzerine yuvarlak tuğla gövdeli olan minare lacivert, firuze ve yeşil renkli sırlı tuğlalarla örülmüştür. Şerefe altı mukarnaslı olup, petek kısmı taş ve tuğlalar karışık olarak örülmüş, 3–6 sıra tuğla tüm petek gövdesini kaplamıştır.
 

Laleli Camii, Bergama, İzmir














 

Laleli Camii, Bergama, İzmir

İzmir ili Bergama ilçesinde, Viran Kapı yanında bulunan bu cami 1534 yılında yapılmıştır.
Kesme taş, moloz taş ve antik yapılardan getirilmiş taşlardan yapılan cami kare planlıdır. Caminin önünde üç bölümlü, üzeri kubbeli son cemaat yeri bulunmaktadır. İbadet mekânı kare planlı olup, üzeri kasnaklı bir kubbe ile örtülmüştür. İbadet mekânı altlı üstlü iki sıra halinde pencerelerle aydınlatılmıştır. Ancak bu pencere düzeni yapılan onarımlar sırasında özelliğinden uzaklaşmıştır. Mihrap ve minberi sanat tarihi yönünden bir özellik taşımamaktadır.
Son cemaat yerinin yanında bulunan minaresi kare kaide üzerine yuvarlak tuğla gövdeli, tek şerefelidir.

Parmaklı Mescid, Bergama, İzmir













Parmaklı Mescid, Bergama, İzmir
İzmir ili Bergama ilçesinde bulunan bu caminin kitabesi günümüze gelemediğinden yapım tarihi ve banisi kesinlik kazanamamıştır. Yapı üslubundan XIV. yüzyılın sonunda veya XV. yüzyılın başında yapıldığı sanılmaktadır.

Moloz, kesme taş ve tuğla hatıllı olarak yapılmış olan bu mescit, kare planlı olup, üzeri sekizgen kasnaklı bir kubbe ile örtülüdür. Duvar işçiliğinde yer yer antik yapılardan getirilmiş taşlar da kullanılmıştır. Mescidin doğu cephesinde altıgen ve baklava dilimleri şeklinde duvar bezemesi yapılmıştır. Bunlar Selçuklu mimari geleneğinin devamı niteliğindedir.

Ulu Cami, Bergama, İzmir














 
Ulu Cami, Bergama, İzmir
İzmir ili, Bergama ilçesinde bulunan Ulu Cami’yi Sultan Yıldırım Beyazıt 1399 yılında yaptırmıştır. Cami 1905 yılında ve 1949 yılında onarılmıştır.

Kesme taştan dikdörtgen planlı yapılmış olan caminin ibadet mekânı dört payenin taşıdığı, sekizgen kasnaklı, aynı eksen üzerinde üç kubbe ile örtülmüştür. İbadet mekânına giriş kapısı yan tarafta olup, dikdörtgen çerçeve içerisine alınmış, yuvarlak kemerlidir. İbadet mekânı her duvarda ikişer tane altlı üstlü dörder pencere ile aydınlatılmıştır. Bunlardan üst sıradakiler alçı şebekelidir.

Şadırvan Camisi

İzmir Çarşısı içerisinde, Eski İç Liman kıyısında bulunan bu cami ismini yanında ve altındaki sekiz sütunlu şadırvandan almıştır. Bu nedenle de Şadırvanaltı Camisi de denilmektedir. Cami 1636 yılında yapılmış, 1815 yılında da onarılmıştır.
Cami yüksek bir su basman üzerinde olup, altında büyük bir çarşı bulunmaktadır. Bu yüzden merdivenlerle kuzeyden ve batıdan iki ayrı girişi bulunmaktadır. Bunlardan kuzey kapısına çıkan merdivenler bakımsız kalmış ve sonradan burası kapatılarak yerine dükkânlar yapılmıştır. Günümüzde son cemaat yerine batı yönündeki 29 basamakla çıkılmaktadır.

Kesme taştan yapılan caminin önündeki son cemaat yeri camekânla çevrilmiştir. İbadet mekânı on sütun tarafından taşınan tromplu bir kubbe ile örtülüdür. Kubbe kasnağında sekiz pencere vardır. Bunun yanı sıra tromplarda üçer, tromp arası boşluklarda da ikişer pencere bulunmaktadır. Kubbe kalem işleri ile bezenmiştir. Mihrap oldukça geniş ve yuvarlak bir kemer içerisine alınmıştır. Mihrabın iki yanında iki sütunçe bulunmaktadır. Minber mermerdendir.

Caminin güneyindeki kesme taş minaresi yuvarlak gövdeli ve tek şerefelidir. Bu minare 1941 yılında onarılmıştır.

Salepçioğlu Camisi

İzmir Konak Meydanı’nda, Salepçioğlu İş Hanı’nın arkasında bulunan bu camiyi Salepçioğlu Hacı Ahmet Efendi 1906 yılında yaptırmıştır.

Caminin dış duvarları mermer ve yeşil renkte taşlarla kaplanmıştır. Önündeki son cemaat yeri dikdörtgen planlı olup, oldukça küçüktür. Üzeri üç küçük kubbe ile örtülmüştür. Son cemaat yerinin duvarları da mermerle kaplanmıştır. Giriş kapısının sağ ve solundaki merdivenlerden üst kattaki kadınlar mahfiline çıkılmaktadır.

İbadet mekânı kare planlı olup, üzeri pandantifli bir kubbe ile örtülmüştür. Kubbenin içerisi kalem işleri ile bezenmiştir. Bezemede kırmızı, yeşil ve kahverengi ön plana çıkarılmıştır. Mihrap beyaz ve gri renkte mermerden yuvarlak bir niş şeklindedir. Minber de mermer olup, üzeri geometrik desenlerle bezelidir. Caminin içerisi alt ve üstte iki sıra pencere ile aydınlatılmıştır.

Caminin minaresi yapı ile bağlantısı olmayacak şekilde kuzeydoğuda, taş bir kaide üzerinde, yuvarlak gövdeli ve tek şerefelidir. Minare oldukça zarif ve ince bir görünümdedir. Bu minare 1927 ve 1974 yıllarında onarılmıştır.

Kemeraltı Camisi





















İzmir Anafartalar Caddesi'nde, Kemeraltı Çarşısı içerisinde 853. Sokak’ta bulunan bu camiyi Yusuf Çamazade Ahmet Ağa 1671 yılında yaptırmıştır. Cami dükkânlar ve yapılar arasında sıkışmış durumdadır.

Kesme taştan yapılan caminin önünde üç kubbeli bir son cemaat yeri bulunmaktadır. İbadet mekânı kare planlı olup, üzerini merkezi tromplu bir kubbe örtmektedir.Caminin dış kenarları saçak hattından yüksek yuvarlak kemerli dışa taşkın birer pencere ile aydınlatılmıştır. Bunun dışında ibadet mekânı iki sıra halinde pencerelerle aydınlatılmıştır. Bunlardan alt sıradakiler yuvarlak kemerli olup, ikinci sıra pencereler daireler halindedir.

 Minber ve mihrabı bir özellik taşımamaktadır. Caminin içerisi XVIII. yüzyıla tarihlenen kalem işleri ile bezenmiştir. Bu bezeme XX. yüzyılın ikinci yarısında yapılan onarımlar sırasında eski izlere dayanılarak yenilenmiştir.

Kesme taş kaideli minaresi yuvarlak gövdeli ve tek şerefelidir. Caminin bitişiğinde XVIII. yüzyılda yapılmış bir sebil bulunmaktadır.

İzmir Kurşunlu Cami

İzmir Namazgâh Meydanı’nda bulunan bu cami şehrin en eski yapılarından olup, kitabesi günümüze gelemediğinden yapım tarihi bilinmemektedir. Bununla beraber bazı kaynaklarda Yavuz Sultan Selim zamanında yapıldığı yazılıdır.
Küçük bir avlu içerisindeki caminin çevresi demir parmaklıklarla çevrilidir. Son cemaat yeri geç devirde camekânla kapatılmıştır. İbadet mekânı dikdörtgen planlı olup, ahşap bir çatı ile örtülüdür. Avlu girişinin doğusundaki üç metre yüksekliğinde, altı basamakla çıkılan ve minare yerine kullanılan bir bölüm bulunmaktadır.

İki Çeşmelik Camisi

İzmir İki Çeşmelik semtinde bulunan bu caminin giriş kapısı üzerinde h.1311 (1893) tarihi yazılıdır. Bazı kaynaklara göre bu cami bu tarihe dayanılarak aynı yılda yapıldığı yazılıdır. Bununla beraber Prof. Dr. Münir Aktepe bu cami ile ilgili kesin bir tarih verememekte, banisinin Mehmet Paşa olduğunu ileri sürmektedir.

Cami kesme taştan yapılmış olup, yüksek bir kaide üzerindedir. Alt kısmına dükkânlar eklenmiştir. Bu yüzden de merdivenle çıkılmaktadır. İbadet mekânı iki paye ve dört sütunun taşıdığı içten bir kubbe ile örtülmüştür. İbadet mekânının tümü iki yana eğimli ahşap bir çatı ile kaplanmıştır. Mihrap yuvarlak bir niş şeklinde olup, minberi ahşaptır.

Minaresi beş köşeli oldukça yüksek bir kaide üzerinde, yuvarlak gövdeli, beyaz kesme taştan ve tek şerefelidir.

Konak (Yalı) Camisi














İzmir Konak Meydanı'nda, Hükümet Konağı’nın önündeki bu camiyi Mehmet Paşa’nın kızı Ayşe Hanım 1754 yılında yaptırmıştır. Depremde zarar gören camiyi I. Dünya Savalı sırasında Rahmi Bey h. 1336 (1920) onarmıştır. Bu onarımı belirten bir kitabe giriş kapısı üzerinde bulunmaktadır. Cami 1964 yılında bir kez daha onarım geçirmiştir.

Klasik Osmanlı mimarisi üslubunda yapılmış olan cami sekizgen planlıdır. Pencerelerin etrafını çeviren çinilerle dikkati çekmektedir. Yapımında taş ve tuğla birlikte kullanılmıştır. İbadet mekânını sekizgen bir kasnak üzerine oturmuş küçük bir kubbe örtmektedir. Caminin içerisi çinilerle bezenmiştir.

Kesme taş kaide üzerine tek şerefeli, yuvarlak gövdeli minaresi bulunmaktadır.

Caminin yanında Saat Kulesi ile 15 Mayıs 1919’da Yunanlılar tarafından şehit edilen Tahsin Bey için dikilen İlk Kurşun Anıtı bulunmaktadır.

27 Temmuz 2010 Salı

Çorakkapı Camisi


İzmir Basmane’de Garın karşısında, Gaziler Caddesi’nde bulunan bu caminin yapım tarihi ve banisi bilinmemektedir. Bazı kaynaklarda 1747 yılında yapıldığı yazılıdır.

Kesme taştan yapılmış olan cami kare planlı olup, üzeri sekizgen bir kasnağa oturan merkezi kubbe ile örtülüdür. Bu kubbe kasnağının çevresinde yuvarlak kemerli pencereler bulunmaktadır. Ana mekânın iki yanında üçer kubbeli yan mekânlar bulunmaktadır. Mihrabı niş biçiminde olup, sanat tarihi yönünden önem taşımayan motiflerle bezenmiştir. Minberi mermerdendir.

Kesme taş kaide üzerinde yine kesme taştan yuvarlak gövdeli tek şerefeli minaresi bulunmaktadır.

Hatuniye Camisi

İzmir Anafartalar Caddesi’nde bulunan bu camiyi Hacı Hüseyin isimli bir kişi eşi Tayyibe Hatun için 1739 yılında yaptırmıştır. Bu nedenle de camiye Hatuniye Camisi ismi verilmiştir.

Kesme taştan yapılan cami kare planlı, üzeri tromplu bir kubbe ile örtülüdür. Bu merkezi kubbe üç küçük kubbe ile desteklenmiş olup, ilk ana mekânı örten kubbe 12 köşeli kasnak üzerine oturtulmuştur. Diğer kubbeler kasnaksızdır. Cami dıştan destek duvarları ile çevrelenmiştir. Önünde küçük bir son cemaat yeri bulunan caminin mihrabı yuvarlak bir niş şeklindedir. Minber ahşap olup, geometrik motiflerle bezenmiştir.

Kesme taş kaide üzerindeki minaresi yuvarlak gövdeli ve tek şerefelidir. Caminin avlusundaki medrese hücreleri İzmir Belediyesi’nce kamulaştırılmış ve burası bir park haline getirilmiştir.

Ali Ağa Camii, İzmir

İzmir Damlacık yolu üzerinde bulunan bu camiyi Gedizli Ali Ağa 1672 yılında yaptırmıştır.
Kesme taştan kare planlı olan caminin üzeri kasnaklı bir kubbe ile örtülmüştür. 

Caminin mihrabı yuvarlak bir niş şeklindedir.

Kestane Pazarı Camisi

İzmir merkezinde Kestane Pazarı denilen yerde bulunan bu camiyi Emin oğlu Hacı Ahmet Ağa h. 1079 (1663) yılında yaptırmıştır.

Kesme taş ve moloz taştan yapılan cami iki katlı olup, alt katında dükkân ve depolar bulunmaktadır. Merdivenle çıkılan caminin önünde üç kubbeli bir son cemaat yeri olup, yakın tarihlerde camekânla çevrilmiştir. İbadet mekânı kare planlıdır. Üzeri tromplu bir kubbe ile örtülüdür. Ana kubbe köşelerdeki küçük kubbelerle desteklenmiştir. Niş şeklindeki mihrabının üst kısmına XIX. yüzyılda Selçuk’taki İsa Bey Camisi’nden getirilen bir bölüm eklenmiştir.

Caminin batısındaki minaresi kesme taş kaide üzerine yuvarlak gövdeli ve tek şerefelidir.

Hacı Hüseyin (Başdurak) Camisi

İzmir Başdurak semtinde, Anafartalar Caddesi, 873. Sokak üzerinde bulunan bu camiyi zahire tüccarı Hacı Hüseyin Ağa 1774 yılında yaptırmıştır. Bunu belirten h.1188 (1774) tarihli kitabesi giriş kapısı üzerindedir. Evliya Çelebi Caminin Hüseyin Ağa tarafından 1652 yılında yaptırıldığını yazmıştır. Caminin avlu kapısı üzerinde h.1310 (1884) yılında onarıldığını belirten kitabesi bulunmaktadır. Bu arada 1880 yılında minaresi yıkılmış ve onarılmıştır.

Cami kesme taştan yüksek bir kaide üzerinde olan camiye 12 basamaklı bir merdivenle çıkılmaktadır. Günümüzde camekânla çevrili olan son cemaat yeri üç küçük kubbe ile örtülüdür. İbadet mekânı kare planlı olup, üzeri sekizgen kasnaklı merkezi bir kubbe ile örtülmüştür. İbadet mekânı altlı üstlü pencerelerle aydınlatılmıştır. Bu pencerelerden üst sıradakiler vitraylıdır. Mihrap niş şeklinde olup duvarları mavi ve beyaz renkli çinilerle kaplıdır. Minberi mermerdendir.

Son cemaat yerinin batısındaki altı köşeli kasnağa oturan, kesme taştan tek şerefeli minaresi yuvarlak gövdelidir.

Hisar (Şadırvan) Camisi

İzmir Hisarönü Semti, Fevzi Paşa Caddesi’nde bulunan bu caminin bazı kaynaklarda Latin Kilisesinden dönüştürüldüğü, bazı kaynaklarda da Aydınoğlu, Özdemiroğlu (Molla) Yakup Bey tarafından 1597–1598 yıllarında yaptırıldığı yazılıdır. Latin Kilisesinden dönüştürülen bu caminin Timur tarafından 1402 yılında yıktırıldığı da yine kaynaklarda belirtilmektedir. Cami Hisar’ın Aşağı Kapısı önünde bulunduğundan ötürü de Hisar Camisi ismini almıştır. Cami bahçe kapısındaki bir kitabeye göre h.1298 (1881) tarihinde onarılmıştır.

İzmir’in en büyük ve en görkemli yapılarından olan bu cami 1813, 1868 ve 1881 depremlerinde hasar görmüş ve birçok kez de onarılmıştır. 1813 onarımında caminin önüne bir son cemaat yeri eklenmiştir.

Kesme taş ve moloz taştan yapılan cami kare planlı olup, üzeri sekiz fil ayağı üzerine oturan merkezi bir kubbe ve onu destekleyen altı kubbe ile örtülüdür. Batı yönündeki son cemaat yerinden ibadet mekânına üç kapı ile girilmektedir. Son cemaat yeri yuvarlak kemerlerle birbirine bağlı sekiz mermer sütunun taşıdığı yedi kubbe ile örtülüdür. Yakın tarihlerde son cemaat yerinin önü camekânla kapatılmıştır.

Cami içerisindeki ahşap minberi sedef kakmalıdır. Mihrap yuvarlak bir niş şeklindedir. Caminin içerisi XVIII.-XIX. yüzyılın kalem işleri ile bezelidir.

Minaresi kesme taş kaide üzerine yuvarlak gövdeli ve tek şerefelidir. Minare 1927 yılında yenilenmiştir.

Faik Paşa Camisi

İzmir Basmane semti, Altınordu Mahallesi’nde bulunan bu caminin kitabesi günümüze gelememiştir. Kaynaklardan Faik Paşa tarafından XVI. yüzyılda yaptırıldığı öğrenilmiştir. Cami 1842 yılında yanmış, bunun ardından barok üslupta yeniden yapılmıştır.

Kesme taş ve moloz taştan yapılan cami, dikdörtgen planlı olup üzeri ahşap bir çatı ile örtülmüştür. Bu çatı ve caminin ibadet mekânını örten tavan on üç sütunla desteklenmiştir. Mihrap ve minberi özellik göstermeyen caminin içerisinde bezemeye de rastlanmamıştır.

Caminin köşesinde taş kaide üzerine yuvarlak gövdeli ve tek şerefeli bir minaresi bulunmaktadır. Bu minare 1914 ve 1955 yıllarında onarılmıştır.

Devlethan Camii, Isparta














Isparta Devlethan Camisi’nin ne zaman ve kimin tarafından yaptırıldığı ve mimarının kim olduğu kesinlik kazanamamıştır. Bununla beraber, Anadolu Selçuklu Sultanı I. Mesud’un oğlu Devlethan adına veya Selçuklu hükümdarlarından birinin kız kardeşi olan Devlet Hatun tarafından yaptırıldığı ileri sürülmüşse de bu iddialar da kesinlik kazanamamıştır.

Devlethan Camisi ilçe merkezindedir. Devşirme malzeme ile yapılan camide Beylikler dönemi dış cephe özellikleri görülmektedir. İbadet mekanı enine üç sütun dizisi ile dört sahına ayrılmış üzeri kırma çatı ile örtülmüştür. Caminin tek minaresi yapının kuzeydoğu köşesinde yer almaktadır. Mihrabı ve minberi sade ve bezemesizdir.

Cami çeşitli zamanlarda onarım geçirdiğinden ötürü orijinalliğinden büyük ölçüde uzaklaşmıştır.

Leblebiciler Camii, Yalvaç, Isparta

Isparta Yalvaç ilçesinde bulunan bu caminin ne zaman ve kimin tarafından yaptırıldığı bilinmemektedir. Kitabesi de bulunmamaktadır.

Cami devşirme malzeme ile yaptırılmıştır. Oldukça sade bir dış cephesi ve ibadet mekanı bulunmaktadır. Kareye yakın dikdörtgen planlı olup, üzeri ahşap bir çatı ile örtülmüştür. Girişin sağında, tuğla malzeme ile tek şerefeli olarak yapılmış bir minaresi vardır.

Yeni Cami, Isparta

Isparta şehir merkezinde, Devlethan Camisi’nin hemen önünde bulunan Yeni Cami XIX. yüzyılda yapılmıştır. Banisi ve mimarı bilinmemektedir.

Duvarları dıştan moloz taş, içten horasan harcı ile yapılan cami kare planlıdır. İbadet mekanı dört sütun üzerine oturan bir kubbe ile örtülmüştür. Bunun da üzeri kırma çatılıdır. Minare kuzeybatı köşede bulunmaktadır. Mihrabı ve minberi oldukça sadedir. Kubbe ve iç mekandaki bezemeler XX.yüzyılın sonlarına aittir.

Ulu Camii (Cami-i Kebir)

Isparta Şarkikaraağaç ilçesindeki Ulu Cami’yi h.680 (1282 ) yılında Selçuklu Sultanlarından Feramuz oğlu Alaaddin Keykubat döneminde Ömer bin Ali yaptırmıştır. Zamanla harap olan cami Fatih Sultan Mehmet döneminde h.860 (1456 ) tamir edilmiştir. Cami değişik zamanlarda onarılmış ve özgün konumunu yitirmiştir.

Günümüzde dikdörtgen planlı, üzeri çatı ile örtülü caminin mimari özelliği bulunmamaktadır. Son olarak Vakıflar Genel Müdürlüğü’nce onarılmış ve çatısı çinko ile kaplanmıştır.

Sefer Ağa Camii, Sütçüler, Isparta

Isparta Sütçüler ilçesinde bulunan Sefer Ağa Camisi’ni 1296 yılında hayırsever bir kadının maddi desteği ile Sefer Ağa yaptırılmıştır. Sultan III. Murat zamanında 1590’da onarılmıştır. Zamanla harap olan camiyi Muhiddin oğlu Şeyh Muhammet yıktırmış ve yeniden yaptırmıştır. Kapısının üzerinde Arap harfleri ile yazılmış kitabesinden 1955-1959 ve 1977 yıllarında onarıldığı öğrenilmektedir.

Cami kare planlı olup üzeri tek bir kubbe ile örtülmüştür. Caminin önünde dört sütunlu ve üç bölümlü bir son cemaat yeri bulunmaktadır. Kesme taştan yapılmış olan caminin altıgen kaideli yuvarlak gövdeli tek şerefeli minaresi bulunmaktadır. Bu minare orijinal olup eski camiden arta kalan tek örnektir.

Çeşnigir Sinan Paşa Camii, Eğirdir, Isparta

Isparta'nın Eğirdir İlçesinin Barla Bucağı Orta Mahalle’de bulunan Çeşnigir Sinan Paşa Camisi’nin giriş kapısı üzerindeki kitabesinden h.777 (1376 ) yılında yapıldığı yazılı olmasına rağmen Çeşnigir Sinan Paşa’nın ismi kitabede geçmemektedir. Büyük olasılıkla cami Sinan Paşa’dan önceki yıllarda yapılmış ve Sinan Paşa tarafından da onarılmıştır. Giriş kapısı üzerindeki kitabeye dayanılarak caminin Isparta ve çevresinin Osmanlı yönetimine girmesinden altı yıl önce yapıldığı anlaşılmaktadır. Cami 1878 yılında onarılmış ve üzeri kiremit kaplı ahşap çatıya dönüştürülmüştür. XX.yüzyılda Vakıflar Genel Müdürlüğü’nce bir kez daha onarılmıştır.

Cami kâgir, üzeri ahşap ve toprak damlıdır. Dikdörtgen planlıdır. Minaresi renkli tuğlalardan yapılmıştır. Kapının içerisinde sol tarafta gömülü bulunan bir kişinin mezar taşında Hafız Tuti’i Karamani ibaresi ve h.794 (1392) tarihi görülmektedir.

Yılanlıoğlu Köyü Camii, Aksu, Isparta

Isparta Aksu ilçesi Yılanlı Köyü’ndeki Yılanlıoğlu Camisi’ni, Yılanlıoğlu Şeyh Ali 1809 yılında yaptırmıştır.

Kesme ve moloz taştan yapılmış olan cami, dikdörtgen planlıdır. Üzeri ahşap bir çatılıdır. Son yıllarda onarılmış ve bu onarım sırasında üzeri kiremitli bir çatı ile örtülmüştür. Yapı mimari yönden herhangi bir özellik taşımamaktadır.

Feyzullah Paşa Camii, Atabey, Isparta

Isparta'nın Atabey ilçesinde Müftü Mahallesi’nde, Ertokuş Medresesi’nin tam karşısında bulunan Feyzullah Paşa Camisi’ni Feyzullah Paşa 1645-1648 yıllarında yaptırmıştır.

Üzeri toprak damla örtülü bulunan cami zamanla harap olmuş ve 1924 yılında yıktırılarak bugünkü haliyle yeniden yaptırılmıştır. Bu sırda eski ahşap sütunları ve ahşap üzerine bezemeleri aynen kullanılmıştır. Tuğla minaresi de sağlam olduğundan orijinal şekliyle korunmuştur. Bununla beraber minarenin kürsü ile gövdesi arasındaki h.1278 (1861) tarihli bir kitabede minarenin Mehmet Uşşaki tarafından onarıldığı yazılıdır.

Sinan (Kurşunlu) Camii, Atabey, Isparta

Isparta'nın Atabey ilçesinde bulunan Sinan Camisini Defterdar Burhanettin Paşa h.1000 (1591) yılında yaptırmıştır. Bu nedenle de camiye Burhanettin Paşa Camii de denilmektedir.

Caminin kitabesi günümüze gelememiştir. Bununla beraber yapı şeklinden Mimar Sinan üslubunda yaptırıldığı görülmektedir. Bir bakıma da Isparta’daki Firdevs Bey Camisi’ne benzemektedir.

Kare planlı ve tek kubbeli olan yapının üzeri kurşunla kaplanmıştır. Bu yüzden de halk tarafından Kurşunlu Cami ismi de yakıştırılmıştır.

Küçük Gökçeli (Kırık Minare) Camisi

Isparta Küçük Gökçeli’de bulunan bu cami yıkılmış ve yerine bugünkü küçük cami yapılmıştır. Günümüze gelebilen taş kaideli, kırmızı tuğladan silindirik gövdeli minaresi eskiden kalmıştır. Bu minareye dayanılarak caminin Anadolu Selçukluları döneminde XIII. yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır. Eski cami 1402 yılında Timur istilası sırasında tahrip olmuştur.

Eski caminin yerine yapılan cami mimari yönden özellik taşımamaktadır. Kareye yakın dikdörtgen kaideli olup üzeri çatı ile örtülüdür. İçerisinde orijinal bezeme bulunmaktadır.

Abdi Paşa (Kavaklı, Peygamber) Camii, Isparta













Isparta Kaymakkapı Meydanı yakınında, içerisindeki çinilerinden ötürü Çinili Camii olarak da tanınan bu cami, kitabesinden öğrenildiğine göre h.1196-1197 ( 1782-1783) yıllarında yapılmıştır. Caminin yapımından önce burada bulunan harap durumdaki “Kadı Mescidi” yıktırılmıştır. Cami 1831-1832, 1878, 1886-1887, 1914 ve 1950 yıllarında onarılmıştır.

İplik Pazarı Camii, Isparta

Isparta İplik Pazarı’nda bulunan bu camiyi Ispartalı zenginlerden Abdi Ağa 1562 yılında yapımını başlatmış ve cami 1569 yılında tamamlanmıştır. Caminin bulunduğu yerde İplik Pazarı kurulduğundan ötürü de İplikçi Camii olarak tanınmıştır. Sonraki yıllarda camiye ilaveler yapan Ispartalı Sadrazam Halil Hamid Paşa’dan ötürü de Halil Hamid Paşa Camisi olarak da isimlendirilmiştir.

Hızırbey Camii, Isparta

Isparta'nın Keçeci Mahallesi’nde bulunan Hızırbey Camisi’ni Hamidoğulları Devletinin kurucusu Feleküddin Dündar Bey’in ölümünden sonra yerine geçen oğlu Hızırbey 1312’de yaptırmıştır.
Isparta’nın en eski camilerinden biri olan Hızırbey Camisi kare planlı toprak damlı olarak yapılmıştır. Kesme ve moloz taş duvarlı caminin minaresi köfeki taşındandır. 

Habib-i Neccar Camii, Hatay















Habibi Neccar Cami, şehirde yapılan ilk cami olarak bilinmektedir. 

Memluklulardan Baybars zamanında eski bir Roma tapınağının yerine yapılan cami, IX. yüzyılda depremden zarar görmüş XVII. Yüzyılda, Osmanlı döneminde yenilenmiş, yalnızca barok üsluptaki minaresi eski şeklini korumuştur.

Kanuni Sultan Süleyman Camii, Hatay

Kanuni Sultan Süleyman Camii, Hatay'da yer almaktadır.
Kanuni Sultan Süleyman tarafından 1553’te tek kubbeli olarak yaptırılmıştır. 
Günümüze orijinal durumu ile ulaşamamıştır.

Ahmet Kuseyrî Camii, Hatay

Ahmet Kuseyri Cami ve Türbesi, Antakya-Yayladağı yolu üzerinde, Antakya’ya 25 km. uzaklıkta bulunan Şenköy’dedir. 

Ulu (Sultan Selim) Cami, Hatay

Ulu (Sultan Selim) Cami, Hatay'da bulunmaktadır.
Antakya’nın en eski yapısıdır.
Cami, XVI. asırda inşâ edilmiştir.
Erken Osmanlı dönemi Ulu Camileri plân düzenindedir.

Bardız Camisi

Erzurum, Şenkaya ilçesindeki Bardız Kalesinin yanında bulunmaktadır. Bardız Kalesi XII.yüzyılın ortalarında Saltuklu Meliki İzzeddin zamanında yapılmıştır. Bu caminin de aynı dönemde yapıldığı sanılmışsa da bazı belgelere göre Mimar Sertzade Molla Ahmet Ali’nin 1748’de yaptırdığı anlaşılmıştır.

Cami kesme taştan kare planlı ve tek kubbelidir. Günümüze son cemaat yeri gelememiştir. Ancak duvarlarındaki uzantı ve izlerden son cemaat yerinin bulunduğu anlaşılmıştır. Giriş kapısı sivri kemerlidir ve iki yanında da birer niş bulunmaktadır. İbadet mekanını üzerini örten kubbe trompludur. Dıştan sekizgen bir kasnak üzerine kubbe oturtulmuştur. Mihrap mukarnaslı ve geometrik süslemelidir. Ayrıca ibadet mekanını aydınlatan pencereler üzerinde sülüs yazı ile halifelerin isimleri yazılıdır. Minaresi kesme taş kaide üzerine tuğladan tek şerefeli ve yuvarlak gövdelidir.

Narmanlı Camii, Narman, Erzurum

Erzurum'un Narman ilçesinde Tebrizkapı caddesinde Narmanlı Mahallesi’nde bulunmaktadır. Narmanlı Camisi kitabesinden öğrenildiğine göre Sultan I.Mahmut döneminde Narmanlı Yusuf Efendi tarafından 1738 yılında yaptırılmıştır.

Cami kare planlı olup, üzeri trompların yardımı ile merkezi bir kubbeyle örtülmüştür. Caminin önünde altı yuvarlak taş sütunun taşıdığı beş kubbeli bir son cemaat yeri bulunmaktadır. Cami içerisinde mimari yönden dikkati çeken herhangi bir özellik bulunmamaktadır.


Son cemaat yeri ortadaki büyük olmak üzere yanlardaki küçük beş kubbe ile örtülüdür. Caminin iç mekanını örten kubbesinin biraz daha büyük olması bakımından Erzurum’daki tek kubbeli camiler içerisinde farklı bir konuma sahiptir.

Çarşı (Tuğrul Şah) Camii, İspir, Erzurum












Erzurum İspir ilçesinde Çarşı içerisinde olan bu camiyi Emir Atabey Erdemşah, Tuğrul şah adına l200-1225 yılında yaptırmıştır.

Cami dikdörtgen planlı olup üzeri dört ağaç sütunun taşıdığı toprak bir damla örtülüdür. Mihrabı dışa taşkın olup mukarnas bezemelidir. Ahşap minberi dönemini yansıtan ilginç yapısı vardır. Kare kaideli tuğla gövdeli minaresi tek şerefelidir. Ayrıca tunç kapıları orijinal olup caminin en ilginç bölümüdür.

Bakırcı Camii, Erzurum

Erzurum Bakırcı Mahallesi’nde bulunan Bakırcı Camisini Bakırcı Hacı Mustafa’nın ölümünden sonra vasiyeti üzerine 1720-1721 yıllarında Mustafa Ağa yaptırmıştır. Cami 1902 yılında Osman Efendi tarafından onarılmıştır.

Geleneksel Erzurum camilerinde uygulanan plan tipinde olan bu yapı kesme taştan yapılmıştır. Kare planlı ve kubbeli caminin önünde dört taş sütunun taşıdığı üç kubbeli bir son cemaat yeri vardır.

Kavaklıdere Köyü Camisi














Gümüşhane Şiran ilçesi, Kavaklıdere Köyü’nde bulunan bu cami kiliseden dönüştürülmüştür. Kitabesi bulunmadığından kilisenin yapımı ve camiye çevrilmesi konusunda herhangi bir bilgi bulunmamaktadır.

Yapı dikdörtgen, bazilika planlı olup, düzgün yontma taştan yapılmış ve üzeri kırma çatı ile örtülmüştür. Yuvarlak apsidi ve mihrabında bir özellik bulunmamaktadır. Camiye çevrildikten sonra kuzey cephesine giriş kapısı açılmış, kilisenin kullandığı batı kapısı ise kapatılmıştır.

Evren Köyü Camisi














Gümüşhane, Şiran ilçesi Evren Köyü’nde bulunan bu cami XIX.yüzyılda yapılmıştır. Kitabesi olmadığından caminin banisi bilinmemektedir.

Cami dikdörtgene yakın kare planlı olup, üzeri çatı ile örtülüdür. Duvarları kesme taştan yapılmıştır. Cami içten ahşap kubbelidir. Mihrabında herhangi bir bezeme olmayıp bir özellik taşımamaktadır. Her duvarında ikişer pencere ile cami içerisi aydınlatılmıştır.

Özbeyli Köyü Camisi














Gümüşhane Köse ilçesi Özbeyli Köyü’nde bulunan caminin kitabesi bulunmamaktadır. Mimari yönden herhangi bir özellik taşımayan yeni yapılmış bir köy camisidir.

Cami kare planlı, ahşap çatılı kaba yontma taştan yapılmıştır. İçten kubbe şeklinde ahşap tavanlıdır. Minaresi olmayan cami her cephede ikişer tane olmak üzere altı pencere ile aydınlatılmıştır.

Sadak Köyü Camisi














Gümüşhane Kelkit ilçesi Sadak Köyü’nde bulunan bu camiyi, Eyüboğlu Firuz 1830 yılında yaptırmıştır. Caminin kitabesinde Kuran’ın Fetih Suresinin 1-3. ayetleri ile camiyi Eyuboğlu Firuz’un yaptırdığı yazılıdır.

Kare planlı olan caminin üzeri ahşap ve çinko çatı ile örtülüdür. Caminin kuzey cephesinde girişi bulunmaktadır. İbadet mekanında bulunan mihrabın iki yanında birer, doğu cephesinde de üç penceresi vardır. Ayrıca girişin iki yanında ikişer, ikinci sırada da beş penceresi bulunmaktadır. Caminin yanında taş kaideli yuvarlak yivli gövdeli, tek şerefeli minaresi bulunmaktadır.

Kale Köyü Camisi














Gümüşhane il merkezine 20 km. uzaklıkta olan Kale Köyü Camisi’nin kitabesi bulunmadığından ne zaman ve kimin tarafından yaptırıldığı bilinmemektedir.

Cami moloz taştan yapılmış, üzeri sıvanmış, 8.90x6.90 m. ölçüsünde dikdörtgen planlıdır.
İbadet mekanı ahşap hatıllı dört pencere ile aydınlatılmıştır. Cami günümüzde harap bir durumdadır.

Aksöğüt Camisi















Gümüşhane Kelkit ilçesi, Aksöğüt Köyü’nde bulunan bu caminin kitabesi bulunmamaktadır. Bu bakımdan yapım tarihi ve banisi bilinmemektedir. Yapı üslubundan yakın tarihlerde, XX.yüzyılın sonu ile XXI.yüzyılın başında yapıldığı sanılmaktadır.

Cami kare planlı ve üzeri çatı ile örtülüdür. Cami düzgün yontma taştan yapılmıştır. Önünde üç paye ve duvar uzantılarının sivri kemerlerle birbirlerine bağlanması ile son cemaat yeri oluşturulmuş ve üzeri ibadet mekanının uzantısı olan çatı ile örtülmüştür. Ayrıca payelerin arası camekanla kapatılmıştır. İbadet mekanında dikkati çeken herhangi bir bezeme bulunmamaktadır. Yapı mimari ve sanat tarihi yönünden bir özellik taşımamaktadır.

Şamanlı Mahallesi Kilise Camisi














Gümüşhane merkez ilçeye bağlı Yağlıdere Köyü, Krom Vadisi’nde, Şamanlı Mahallesi’nde bulunan bu cami, kiliseden çevrilmiştir. Camiye çevrilirken de yapılan değişikliklerle kilisenin özgünlüğü kaybolmuştur. Kilisenin ne zaman yapıldığı bilinmemektedir. Bununla beraber basit bir köy kilisesi özelliği taşımaktadır.

Cami 14.20x10.55 m. ölçüsünde dikdörtgen planlı ve üç neflidir. Kilise olarak kullanıldığı dönemde de bazilika planlı ve üstünün çatı ile örtülü olduğu görülmektedir. Caminin doğu cephesindeki apsid ve yan hücreleri yıkılmıştır. Güney yönüne mihrap yapılmıştır.

Bugün üst mekanı iki sütun desteklemekte olup, düz tavanlı ve ahşap çatılıdır. Kilisenin giriş kapısı ile batı cephesi orijinalliğini korumaktadır. Yapıda giriş kapısı yanındaki bitkisel bezemeler dışında herhangi bir süsleme elemanı bulunmamaktadır.

Eski Mescit














Eski Gümüşhane’de Kanuni Sultan Süleyman (Ulu Cami) Camisi’nin güneydoğusunda bulunan bu mescit, dış cephe görünümü ile Gümüşhane evlerinin mimarisinin bir benzeridir.

Büyük olasılıkla bu mescit bir evden camiye dönüştürülmüştür. İki katlı olup, moloz taş ve ahşap kullanılarak yapılmıştır. Üst örtüsü çatılıdır. İki katlı olan mescidin ibadete ayrılan bölümü ikinci kattadır.

Çambaşı Köyü Camisi














Gümüşhane Kelkit ilçesinde bulunan caminin iki satırlı sülüs yazılı kitabesinden öğrenildiğine göre; Sultan II.Abdülhamid döneminde, 1900 yılında yaptırılmıştır. Bunu belirten bir de padişahın tuğrası güney duvarına yerleştirilmiştir.

Cami kare planlı olup, üzeri çinko çatı ile örtülüdür. Kesme taştan yapılan cami iki sıra halinde, alt sırada dikdörtgen, üst sırada da yuvarlak kemerli pencerelerle aydınlatılmıştır. Caminin yanında bulunan taş kaideli minaresi yuvarlak, yivli gövdeli ve tek şerefelidir.

Caminin mimari ve sanat tarihi yönünden hiçbir özelliği bulunmamaktadır.

Yağmurdere Köyü Camii, Gümüşhane













 Yağmurdere Köyü Camii, Gümüşhane
 Gümüşhane Merkez ilçeye bağlı Yağmurdere Köyü’nde bulunan bu cami, kitabesinden öğrenildiğine göre 1929 yılında Es-Seyyid Tosunzade Halid bey tarafından yaptırılmıştır.

Cami kare planlıdır. Caminin beden duvarları moloz taştan yapılmış, üzeri sıvanmıştır. İbadet mekanının üzeri mihrap yönüne doğru kasnaklı bir kubbe ile örtülmüştür. Ahşap tavanlı caminin mihrap ve minberinde bezeme bulunmamaktadır. Son cemaat yeri bulunmayan caminin içerisine kuzey cephesindeki bir kapıdan girilmektedir. İçerisi sağ ve solda birer, doğu cephesinde altta üç, üstte de iki küçük pencere ile aydınlatılmıştır.Caminin yanındaki taş kaide üzerindeki tek şerefeli kaidesi yuvarlak gövdelidir.

Yağmurdere Köyü Camisi’nin mimari ve sanat tarihi yönünden herhangi bir özelliği bulunmamaktadır.

Küçük Cami















Eski Gümüşhane’de, Süleymaniye Camisi’nin arkasındadır. Bu caminin de kitabesi günümüze ulaşamadığından ne zaman yapıldığı kesinlik kazanamamıştır. Büyük olasılıkla bu cami XII.yüzyılın başlarında yöreyi egemenliği altına alan Danişmendliler döneminde yapılmıştır.

Günümüze son derece harap bir durumda gelebilen cami, kare planlı ve tek kubbelidir. Kare plandan kubbeye yuvarlak kemerli trompların yardımı ile sekiz köşeli bir kasnaktan sonra geçilmektedir. Cami moloz taştan yapılmış, özellikle kubbe küçük taşlardan örülmüştür. Kapı ve pencereler yuvarlak kemerlidir. Mihrap ve giriş kapısının iki tarafındaki pencerelerle iç mekan aydınlatılmıştır.

Mihrap gri renkteki taşlardan yapılmış olup, üzerinde dört sıra mukarnas, çiçek bezemeleri görülmektedir. Kaynaklardan öğrenildiğine göre ahşap olan minberin bugün ne olduğu bilinmemektedir.

Süleymaniye (Ulu Cami) Camii, Gümüşhane













Eski Gümüşhane’de, Süleymaniye mahallesi’nde bulunan bu camiyi Kanuni Sultan Süleyman yaptırmıştır. Caminin yapım kitabesi günümüze gelemediğinden yapıldığı tarih bilinmemektedir. Kanuni Sultan Süleyman döneminde yapıldığına göre XVI. Yüzyıla aittir. Ancak, yapılan onarımlarla özgünlüğünü bütünüyle yitirmiştir.

26 Temmuz 2010 Pazartesi

Kabaköy Kilise Cami














Gümüşhane Kabaköy Camisi kiliseden çevrilmiş bir yapıdır. Mimari özelliğini yitirdiğinden bu kilisenin ne zaman yapıldığı bilinmemektedir. XIX.yüzyılda yanına sivri kemerli bir çeşme eklenmiştir.

Cami dikdörtgen planlı olup, beşik tonozla örtülmüştür. İç mekan iki sıra sütunla üç sahna ayrılmıştır. Kiliseden çevrilmesinden ötürü de mihrabı üç bölümlü absid şeklindedir. Ancak burası kapatılarak caminin deposu olarak kullanılmaktadır. Caminin içerisi apsid yönünde üç pencere ve girişin iki yanındaki pencerelerle aydınlatılmıştır. Yan duvarlar sağır duvarlar olup, pencere bulunmamaktadır.

Bugün özgünlüğünü kaybetmiş olan caminin yapımında düzgün kesme taşlar kullanılmıştır. Yanındaki minaresi taş kaide üzerine tek şerefeli ve yuvarlak gövdelidir.

Taş Mescit

Giresun Şebinkarahisar Kalesinin batı yamacında bulunan bu mescidi Eretnaoğullarından Melik Ahmet 1352 yılında yaptırmıştır.

Düzgün ve moloz taştan kareye yakın planlı olan bu mescit yıkılmış ve duvar kalıntıları ile minaresi günümüze gelebilmiştir.

Fahreddin Behramşah Camii, Giresun

Giresun, Şebinkarahisar ilçesinde Avutmuş Mahallesi’nde bulunan bu camiyi XII.yüzyılını sonunda veya XIII. Yüzyılın başında Mengücekoğlu Sehramşah adına oğlu Muzafferüddin Mehmet yaptırmıştır.
Caminin kitabesi günümüze gelememiştir. Kareye yakın kubbeli bir yapıdır. 

Soğuksu Camisi

Giresun Soğuksu Camisi, giriş kapısı üzerindeki kitabesinden öğrenildiğine göre Müslim isimli bir kişi tarafından yaptırılmıştır. Ancak kitabede tarih bulunmadığından, vakıf kayıtlarında da cami ile ilgili bir belgeye rastlanmadığından yapım tarihi kesinlik kazanamamıştır.

Giresun Kaymakamı Mahmut Rüştü Bey 1896 yılında camiyi genişleterek yeniden yaptırmıştır.

Kılınçoğlu Camisi

Gaziantep Kılınçoğlu Mahallesi’nde bulunan Kılınçoğlu Camisi’ni Kılınçoğlu Hamza Bey 1672 yılında mescit olarak yaptırmış, daha sonra da Osman Efendi isimli bir kişi tarafından minber eklenerek camiye dönüştürülmüştür.
Cami dikdörtgen planlı olup kesme taştan duvarları kale surlarını andıracak biçimde kalın yapılması ile dikkati çekmektedir. Caminin üzeri ahşap bir tavan ve çatı ile örtülüdür. Mihrap ve minberinde dikkati çeken bir özelliği bulunmamaktadır. Yanında taş kaideli yuvarlak gövdeli ve tek şerefeli minaresi bulunmaktadır.
 

İç Kale Camisi

Araban Kalesinin içerisinde bulunan caminin kitabesi ve vakfiyesi olmadığından caminin ne zaman yapıldığı konusunda kesin bir bilgi bulunmamaktadır. Bununla beraber caminin kalenin en parlak dönemi olan XII.-XIV.yüzyıllar arasında Selçuklular tarafından yapıldığı, Memluklular ve Osmanlılar tarafından da kullanıldığı sanılmaktadır.

Cami 13.20x18.50 m. ölçüsünde dikdörtgen planlı, iki sahınlı olup, blok taşlardan yapılmış üzeri de düz bir damla örtülmüştür. Savunma amaçlı bir kale içerisinde bulunmasından ötürü de içe dönük bir yapıdır.

Cami XX.yüzyılın başında kendi haline terk edilmiş, çevrede yaşayanlar tarafından kale ile birlikte caminin de taşları sökülmüştür. Günümüze yalnızca güney ve doğu duvarındaki taş kaplamaları ve kuzey cephesinde bulunan giriş kapısı gelebilmiştir. Giriş kapısı dikdörtgen bir çerçeve içerisinde basık kemerlidir. Kilit taşının altında dışa dönük kemer uzantıları bulunmaktadır.

Caminin güney cephesi tamamen kale surlarına bitişik olarak yapılmıştır. İbadet mekanında mihrabın iki yanındaki sivri kemerli açıklıktan 1.20x1.40 m. ölçüsünde bir bölüm bulunmaktadır. Bu bölüm duvarlar içerisinde de devam etmektedir. Kıble duvarının ortasında mihrap nişi bulunmaktadır. Duvarlardan hafif ıçe doğru kademeli bir silme ile sınırlanmıştır.Köşelerde sütunçelerle sınırlanmıştır.

Tekke (Mevlevihane) Camisi

Gaziantep Kozluca Mahallesi, Küçük Pazar Sokağı’nın güneyinde bulunan Tekke Camisi’nin vakıf kayıtlarında ismi Mevlevihane Camisi olarak geçmektedir. Halk tarafından Tekke Camisi olarak tanınmıştır. Bu yapıyı Mustafa Ağa isimli bir Türkmen ağası 1638 yılında yaptırmıştır. Gaziantep’teki 1901 ve 1902 yılında çıkan yangınlarda camiye gelir sağlayan binaları yanmıştır. Döneminin Mevlevi Şeyhi ve vakfının mütevellisi Mehmet Münip Efendi tarafından yeniden yaptırılmıştır.

Bu cami Mevlevihane olarak yapılmış, semahane bölümü camiye dönüştürülmüştür. Bu yüzden de caminin etrafında derviş hücreleri ve müştemilat yapıları bulunmaktadır. Giriş kapısı üzerinde 1630 tarihli kitabesinde; “Hayır sahibi olan Mustafa Ağa’ya iki alemde hak inayet eylesin. Mevlânayı Rum için bir yer yaptı. Dervişler ibadet yapsın diye Mevlâna tarihini önce söyledi. Dinle çünkü kıssa söylüyor” anlamında sözler yazılıdır. Bu da yapının Mevlevihane olarak yapıldığına açıklık getirmektedir.

Caminin en ilginç yönü sonradan buraya ilave edilen, altından yol geçen kısa minaresidir.

Şeyh Fethullah Camisi

Gaziantep Kepenek Mahallesi’nde, Şehitler Caddesi’ne giden yol üzerinde bulunan Şeyh Fethullah Camisi’nin kitabesi bulunmamakla beraber 1563 tarihli vakfiyesinden XVI.yüzyılın ortalarında Abdülkerim oğlu Fethullah tarafından yaptırıldığı öğrenilmiştir. Şeyh Fethullah’ın Hz.Ebubekir soyundan geldiği ileri sürülmüştür.

Cami orijinal şeklini yitirmemiştir. Selçuklu mimarisinin etkileri açıkça görülen caminin planında dergah mimarisinin egemen olduğu da görülmektedir. Kuzeyde son cemaat yeri ve ibadet mekanı, doğuda da dergah bölümü bulunmaktadır. Son cemaat yeri yöresel siyah ve beyaz taşlardan yapılmış ayakların taşıdığı dört sivri kemerle birbirine bağlanmıştır. Buradaki giriş pencere alınlıklarında, ana mekanın doğu ve batısındaki duvarlarda bulunan pencerelerin alınlıklarında siyah ve beyaz mermerlere yer verilmiştir.

İbadet mekanının ortasında tek bir paye bulunmaktadır. Bu paye ve duvarlar birbirine kemerlerle bağlanmış olup üzerleri yelpaze şeklindeki tonozlarla örtülmüştür. Bu plan düzeninin benzerine Gaziantep Camileri arasında rastlanmamaktadır. Caminin ana mekanı köşeleri yarım daire ve altı köşeli payandalarla desteklenmiştir. Memluklu mimarisi özelliğini yansıtan mihrap renkli taş ve beyaz mermerlerden yapılmış, dışarıya doğru da dikdörtgen çıkıntı meydana getirmiştir.

Dergah bölümünün üzerinde ortadaki ayağa oturan ayna tonoz ile örtülüdür. Bu bölümün güney ve kuzeydoğusunda beşik tonozlu odalar bulunmaktadır.

Fransızların Gaziantepi işgali sırasında şehit olan Molla Mehmet’in (Karayılan) mezarı caminin haziresinde bulunmaktadır.

Mehmet Nuri Paşa Camisi

Gaziantep Çukur Mahallesi Suburcu Caddesi üzerinde bulunan Nuri Mehmet Paşa Camisi Şer’i Mahkeme Sicillerinden öğrenildiğine göre Nuri Mehmet Paşa tarafından 1786 yılından kısa bir süre önce yaptırılmıştır. Caminin minaresinde 1785 ve mihrapta da 1834 tarihli iki yazıt daha bulunmaktadır. Bu yazıtlardan da caminin XVIII.yüzyılın ikinci yarısında Mehmet Nuri Paşa tarafından yaptırıldığı anlaşılmaktadır.

Cami dikdörtgen planlı olup, mihrap duvarına paralel kare gövdeli dört ayakla ibadet mekanı iki sahna ayrılmıştır. Mihrap önüne rastlayan bölüm kubbe, onun dışında kalan bölümler de çapraz tonozlarla örtülmüştür. Mihrap sarı, siyah ve bordo renkli mermerlerden yapılmış olup, yer yer farklı renklerde zikzak motifleri ile bezenmiştir. Mihrabın yanına balkon şeklinde mahfil yerleştirilmiştir. Bu mahfil kalem işleri ve geometrik, bitkisel motiflerle bezenmiştir. Ahşap minber kündekâri tekniğinde olup, örgü ve geometrik geçmelerle süslenmiştir.

Caminin önündeki son cemaat yeri siyah ve beyaz taşlarlardan oluşan sütunların taşıdığı kemerlerle kubbeli beş bölüme ayrılmıştır. Caminin dış avlusu ile son cemaat yerinin birleştiği köşede Klasik Osmanlı üslubunda iki şerefeli minaresi bulunmaktadır.

Cami değişik dönemlerde yapılan onarımlarla özgünlüğünü yitirmiştir. Gaziantep’in Fransız işgali sırasında zarar görmüş, işgalden sonra bir süre askeri depo olarak kullanılmış, Cumhuriyetin ilanından sonra 1958-1968 yılları arasında müze olarak kullanılmıştır. Ardından onarılmış ve cami olarak ibadete açılmıştır.

Cami avlusunun doğusundaki duvarla çevrili hazirede Mehmet Nuri Paşa’nın mezarı bulunmaktadır.

Ömer Şeyh Camii, Gaziantep

Gaziantep Yazıcık Mevkiinde, Turna Sokağı’nda bulunan Ömer Şeyh Camisi’nin Ömer Şeyh tarafından yaptırıldığı halk arasında yaygındır. Ancak vakfiyesine göre Arapoğlu Hacı Mehmet tarafından 1698’de yaptırılmıştır. Kitabesi bulunmadığından yapım tarihi kesinlik kazanamamıştır. Ancak 1559 tarihli Şer’i Mahkeme Sicillerinde ismi geçtiğinden XVI.yüzyılın ilk yarısında yapıldığı anlaşılmaktadır.

Kabasakal Camisi

Gaziantep, Şehreküstü semtinde, Kocaoğlan Mahallesi’nde bulunan Kabasakal Camisi’ni Hacı Ahmet mescit olarak yaptırmış, Kabasakaloğlu Hamza Ağa’da l702 yılında bir minber eklemiştir. Kitabesi günümüze gelemediğinden, vakıf kayıtlarında da bu konuda bilgi bulunmadığından yapım tarihi kesinlik kazanamamıştır.

Caminin XVI. yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır. Kareye yakın dikdörtgen planlı bir yapı olup çeşitli dönemlerde yapılan onarımlarla özelliğini yitirmiştir. Mihrap ve minberinde herhangi bir özellik bulunmamaktadır. Ayrıca cami içerisinde bezemesi de bulunmamaktadır.

İhsan Bey (Esenbek) Camisi

Gaziantep Şehitler Caddesi üzerinde bulunan İhsan Bey Camisi’nin ismi, eski vakıf kayıtlarında Esenbek Camisi olarak geçmektedir. Caminin kitabesi günümüze gelemediğinden ne zaman ve kimin tarafından yaptırıldığı kesinlik kazanamamıştır. Bazılarına göre bu cami XIV.yüzyılda İsen Bey tarafından yaptırılmıştır. 1872 tarihli Şer’i Mahkeme sicillerine göre de ismi bu şekilde geçmektedir.

Cami düzgün kesme taştan yapılmıştır. Dikdörtgen planlıdır ve ibadet mekanı iki paye ile mihrap duvarına paralel tonoz örtülü 10 bölüme ayrılmıştır. Caminin önündeki son cemaat yeri dört sütunun kemerlerle birbirine bağlanması ile üç bölüme ayrılmıştır. Son cemaat yerinin ortasındaki giriş kapısı siyah ve beyaz taşlarlardan yapılmış, bezemeden kaçınılmıştır.
Caminin altında, avlu kapısının yanında 25 basamakla inilen bir su haznesi bulunmaktadır.

Hüseyin Paşa (Çıkrıkçı) Camisi

Gaziantep Gaziler Caddesi’nde bulunan bu camiyi kitabesinden ve vakfiyelerinden Kethüda Hüseyin Paşa’nın l719 yılında yaptırdığı öğrenilmektedir. Caminin çok sayıda vakıfları bulunmaktadır. Mahkeme sicillerinden öğrenildiğine göre de Mimar Hüseyin oğlu Osman’ın eseridir.

Cami dikdörtgen planlı olup mihrap önüne paralel iki sahınlıdır. İbadet mekanının üzeri iki payenin kemerlerle duvarlara bağlanması sonucu meydana gelen altı kubbe ile örtülüdür. Son cemaat yeri siyah ve beyaz taş dizilerinin oluşturduğu iki paye ile üç bölüme ayrılmış, üzerileri de üç kubbe ile örtülmüştür. Bu caminin giriş kapısı dışa taşkın sivri kemerlidir. Burada yer alan kitabenin üzerinde örgü motifli yuvarlak bir madalyon bulunmaktadır.

İbadet mekanındaki mihrap ve iki yanında bulunan pencereler siyah ve beyaz taşlardan dikkat çekici bir uyum içerisindedir.Aynı zamanda mihrap geometrik taşlarla bezenmiştir. Minber ise siyah taşlardan ve mermerdendir.

Minare çokgen köşeli ve iki şerefelidir.Şerefe altları mukarnaslar, korkuluklar geometrik motifler ve rozetlerle bezemiştir.

Handaliye (Handan Bey) Camisi

Gaziantep Karagöz Mahallesi’nde bulunan bu caminin ismi l647 yılı Şer’i Mahkeme kayıtlarında Handan Bey olarak geçmiştir. Evliya Çelebi ve Mahkeme sicillerine göre Antep’te yaşayan Erzincanlı beylerden Handan Ağa tarafından yaptırılmıştır. Caminin yanında ona gelir sağlayan bir de saraçhanesi bulunuyordu. Bununla beraber yapımıyla ilgili bilgiler kesinlik kazanamamıştır. Cami l791 yılında yeniden yaptırılmıştır. Ardından l788 ve l821 yıllarında iki kez onarılmıştır. Caminin onarımlarında saraçhaneden alınan gelirlerin katkısı olmuştur.

Cami dikdörtgen planlı olup mihrap yönüne paralel iki sahınlıdır. İbadet mekanı ortasındaki iki taş paye ile altı bölüme ayrılmıştır. Bu bölümlerin üzeri çapraz tonozlarla örtülmüştür. Mihrap hafif sivri kemerli olup, son zamanlarda yapılan eklemelerle özgünlüğünü yitirmiştir. Giriş kapısı dışarıya taşkındır ve sivri kemerli bir niş içerisine alınmıştır. Oldukça gösterişli olan giriş siyah ve beyaz taşlarla daha da görkemli bir görüşe sahiptir.

Minaresi çok köşelidir, bir dizi palmet ve rozet motiflerinin alternatif sıralanmasıyla meydana gelmiş, kuzeydoğu köşesine de XVI.yüzyıl İznik işi çiniler yerleştirilmiştir.

Cami, Fransızların Gaziantep’i işgali sırasında harap olmuş, sonraki yıllarda yeniden onarılmış, bu arada da özgünlüğünü yitirmiştir.

Hacı Nasır Camisi

Gaziantep Elmacı Çarşısı (Alman Pazarı) içerisinde bulunan Hacı Nasır Camisi’nin yapımı ve banisi konusundaki bilgiler tartışmalıdır. Giriş kapısı üzerindeki kitabesinden l812 yılında onarıldığı yazılı olmasına karşılık yapımıyla ilgili kesin ve yeterli bir bilgi vermemektedir. Caminin vakfiyesi l698 yılında düzenlenmiştir. Buna dayanılarak caminin XVII.Yüzyılın sonlarına doğru yapıldığı anlaşılmaktadır. Bunun yanı sıra XVI. yüzyılda Hacı Nasır’ın isminin neden verildiği de anlaşılamamıştır.

Cami dikdörtgen palanlı olup ibadet mekanı payelerle iki sahna ayrılmıştır. Yarım yuvarlak mihrabı bezemesizdir. XVII. Yüzyılda da Kamalakzade Hacı Mahmut oğlu Hasan Ağa’da minber eklemiştir

Minaresi kare kaide üzerine yuvarlak ve burmalı gövdelidir. Gövdesi altı kollu yıldız, palmet, rozet ve çinilerle bezenmiştir.

Eyüpoğlu Camisi

Gaziantep Eyüpoğlu Mahallesi’nde bulunan Eyüpoğlu Camisi’nin yapılış tarihi ve banisi ile ilgili bilgiler kesinlik kazanamamıştır. Caminin, ismi l586 tarihli Şeri-i Mahkeme kayıtlarında geçtiğinden ötürü bu tarihten önce yapıldığı anlaşılmaktadır. Bununla beraber Memluklular zamanında Gaziantep medreselerinde ders veren Eyüpoğlu Ahmet isimli bir bilim adamı tarafından XIV.yüzyılda yapıldığına değinen kaynaklar da bulunmaktadır. Cami 1947 yılında yeni baştan yapılırcasına yenilenmiş ve tüm özgünlüğünü yitirmiştir.

Cami düzgün kesme taştan dikdörtgen planlı olarak yapılmıştır. İbadet mekanı altı paye ile on dört bölümlü iki sahna ayrılmıştır. Mihrap siyah ve beyaz mermerden yapılmış, çeşitli geometrik şekillerle bezenmiştir. Ayrıca içerisinde minber ve vaaz kürsüsü de bulunmaktadır.
Kare kaideli minaresi tek şerefelidir.Yuvarlak gövdesi ve petek kısımları bilezik ve sağır kemerlerle bezenmiştir.

Bostancı Camisi

Gaziantep il merkezinde, Bostancı mahallesi, Bostancı Cami Sokak’ta bulunan bu caminin ne zaman ve kimin tarafından yaptırıldığı bilinmemektedir. Ancak, h.965 (1557) ve 967 (1559) tarihli Şeri Mahkeme sicillerinde Bostancılar Mescidi olarak ismi geçmektedir. Buna dayanılarak caminin XVI.yüzyılın ortalarında yapıldığı sanılmaktadır. Ayrıca cami üzerinde 1574-1739 tarihli iki onarım kitabesi bulunmaktadır.

Cami kare planlı olup, mihrap yönüne paralel üç sahınlıdır. Bunlardan ortadaki sahın taş ayaklarla dokuz bölüme ayrılmış, her bölümün üzeri de çapraz tonozlarla örtülmüştür. Caminin mihrabı siyah ve beyaz taştan yapılmış sivri kemerli, yarım daire şeklindedir. Mihrap mukarnas başlıklı, palmet, rumi ve kıvrık dal motifleri ile süslenmiştir. Mihrabın bulunduğu bölümün üzerini yarım daire şeklindeki bir kubbe örtmektedir.

Sekiz köşeli, kare kesme taşlardan ayaklara oturan dört sivri kemerli son cemaat yeri ana mekandan daha uzun olup, dışarıya taşkındır. Giriş kapısı da siyah ve beyaz taşlardan dışarıya taşkın olarak yapılmıştır. Girişin iki yanında burmalı ve örgü motifli, mukarnaslı başlıkları olan sütunlar vardır.

Camiye bitişik olan minare kaidesi kare biçiminde olup, bunun üzerine çok köşeli gövde kısmı oturtulmuştur. Şerefe altı mukarnaslı, bunların da altı beyaz renkte çinilerle kaplıdır.

Boyacı (Hacı Kemalettin) Camii

Gaziantep Yazıcık semtine giden cadde üzerinde, Hamdi Kutlar Caddesi ile Kutlar Sokağının birleştiği yerde bulunan Boyacı Camisi Hacı Kemalettin tarafından yaptırılmıştır. Caminin yapım tarihi kesinlik kazanamamış olmakla birlikte, minberi üzerindeki kitabede h.759 (1358) tarihi yazılıdır. Gaziantep Halkevi broşüründe 1200 (1785) tarihi yazılıdır. Ancak bütün bu tarihler caminin yapım tarihi konusunda kesin bilgi vermemektedir. Cami avlusunun batı kapısı üzerinde 1575 tarihi de caminin onarımını göstermektedir. Bu onarım yazıtında; “ Bu mübarek yeri devletlu, saadetlu Muhammed Paşa, Allah her muradına kolaylık versin, yeniledi” yazılıdır.

Cami dikdörtgen planlı ve mihraba paralel iki sahından meydana gelmiştir. Mihrap önü pandantifli bir kubbe, diğer bölümleri de çapraz tonozlarla örtülüdür. Caminin içerisi mermer ve çinilerle bezenmiştir. Caminin girişi kuzey yönünde olup, burası avluya da açılmaktadır. Ayrıca avluya doğu ve batıdan karşılıklı iki kapıdan girilmektedir.

Caminin mihrabı sivri kemerli bir niş biçiminde olup, son dönemlerde yapılan onarımlar sırasında boyanarak bozulmuş ve özgünlüğünü yitirmiştir. Oyma tekniğindeki ahşap minber on iki kollu yıldızlar, palmetler, rozetler ve geometrik motiflerle bezenmiştir. Minber üzerindeki h.759 (1358) tarihli kitabesinde; “Allahtan başka Allah yoktur. Muhammed Allah’ın Resulüdür. 759 yılı Cemaziülahirin son günlerinde yapıldı ve minber tamamlandı” anlamında sözler yazılıdır. Minber alttan kızaklı olup, caminin ibadet mekanındaki duvarın özel olarak yapılmış bölmesine girip çıkabilecek şekilde yapılmıştır. Bu minber aynı zamanda Gaziantep’teki ahşap minberlerin en eski örneklerinden bir olması nedeniyle de önem taşımaktadır.

Caminin avlu girişinin sağında tek şerefeli minaresi bulunmaktadır. Minare taştan, çokgen gövdelidir.

Alaybey Camii, Gaziantep

Gaziantep'in Alaybey mahallesi’nde Gaziler Caddesi üzerinde bulunan Alaybey Camisi’nin yapım tarihi ile ilgili kesin bir bilgi bulunmamaktadır. Ancak 1596 tarihli mahkeme kayıtlarında caminin ismi geçtiğinden bu tarihten önce yapıldığı anlaşılmaktadır. Camiyi Alaybeyi olan bir komutan yaptırmıştır. Günümüze gelen kitabesinden de h.1224 (1890) tarihinde onarıldığı anlaşılmaktadır. Bu kitabe Gaziantepli şair Saibe tarafından dört beyit olarak yazılmış, ancak yapımı ile ilgili bilgi verilmemiştir. Bununla beraber, cami haziresindeki 1598 tarihli mezar taşları bulunmaktadır.

Alaüddevle (Ali Dola) Camii, Gaziantep

Gaziantep Uzun Çarşı Mahallesi’nde, Eski Saray Caddesi üzerinde bulunan, halk arasında Ali Dola Camisi denilen bu camiyi Dulkadiroğlu Beyliğinin son beyi olan Alaüddevle yaptırmıştır. 
Caminin kitabesi günümüze gelmediğinden yapım tarihi kesinlik kazanamamıştır.
Bununla beraber Alaüddevle’nin 1515’te öldüğü dikkate alınırsa caminin de XVI.yüzyılın başlarında yapıldığı anlaşılmaktadır.
Cami 1901 yılında ön cephesi siyah ve beyaz taşlardan olmak üzere tek kubbeli olarak Mimar Armenek ve Kirkor ustabaşı tarafından yeniden yapılmıştır.
Yalnızca minaresi orijinalliğini korumuştur.

Ali Nacar (Annacar) Camii, Gaziantep

Ali Nacar Camii Ali Nacar Camii
Gaziantep Tabakhane semtinde Yaprak Mahallesi’ndeki Ali Nacar Camisi Alleben Deresi’nin yanında bulunmaktadır. Bu caminin ne zaman yaptırıldığı bilinmemektedir. Bununla beraber ilk yapımının XIV.yüzyılda olduğu sanılmaktadır.
Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde “Alüyyün Nacar” olarak söz etmesinden ötürü bu caminin bir marangoz tarafından yaptırıldığı ileri sürülmektedir. Caminin müezzin mahfilinde h.1213 (1798) tarihi yazılıdır. Bu tarihin onarım tarihi olduğu sanılmaktadır.

Ahmet Çelebi Camii, Gaziantep

Gaziantep'in Ulucanlar Mahallesi’nde bulunan Ahmet Çelebi Camisi’ni, kitabesinden öğrenildiğine göre; Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V.) soyundan gelen Hacı Osman oğlu Şeyh Ramazan Efendi, 1672 yılında yaptırmıştır. 
Caminin yanına Ahmet Çelebi sonraki yıllarda bir de medrese eklemiştir.
Camiye Ahmet Çelebi isminin verilmesi yanındaki medrese yapılırken caminin de onarım görmesinden kaynaklanmaktadır.
Nitekim caminin mihrap üzerindeki kitabesinde de Hacı Osman oğlu Şeyh Ramazan Efendi’nin 1672’de bu camiyi yaptırdığı yazılıdır.

Bardakçı Köyü Camisi

Eskişehir Seyitgazi ilçesi Bardakçı Köyü’nde bulunan caminin kitabesinde banisinin ismi bulunmamaktadır. Buradaki kitabeden l336 yılında yapıldığı anlaşılmaktadır.

Dikdörtgen planlı caminin üst örtüsünü dokuz ağaç sütun taşımaktadır. İbadet mekanını üzeri içten tavan, dıştan da toprak damla örtülmüştür. Bu yapı sonraki yıllarda yıktırılmış ve yerine mimari yönden hiçbir özelliği olmayan bugünkü cami yapılmıştır.

Hamam Karahisar Camisi

Eskişehir Sivrihisar Hamam Karahisar Köyü’nde bulunan camiyi XII.yüzyılın ortalarında Emir Seyfettin Kızıl yaptırmıştır.

Cami kare planlı olup üzeri kubbe ile örtülmüştür. Önünde son cemaat yeri bulunmaktadır. Son cemaat yeri ile ibadet mekanını kubbeler ile tonozlar birlikte örtmektedir. Bu yapı şekli Selçuklu yapıları için oldukça ilginç bir örtü sistemidir. Kubbelerin dışında kalan bölümler beşik tonozlarla örtülüdür. Kubbeler ile beşik tonozlar ibadet mekanını ortasında bütünleşmiş ve ortada tuğlalardan değişik bir motif meydana gelmiştir. Halk arasındaki bir inanışı göre tepedeki bu motif kem gözlere karşı bir nazarlık anlamını gütmektedir.

Caminin mihrabı yuvarlak bir niş şeklindedir. Cami içerisinde sanat tarihi yönünden bir bezemeye rastlanmamaktadır.

Mülk Köyü (Türbeli) Mescidi

Eskişehir Sivrihisar ilçesinde bulunan bu mescidi XII.yüzyılın ilk yarısında Sultan İzzeddin Keykavus’un Sancaktarı Aslanoğlu Doğan Bey yaptırmıştır.

Mesçit dikdörtgen planlı olup iki ayrı bölümden meydana gelmiştir. Mescidin önünde üzeri beşik tonozla örtülü bir son cemaat yeri bulunmaktadır. Son cemaat yerinden kare planlı sekizgen külahlı ayrı bir bölümden ibadet mekanına geçilmektedir. Buradaki altı kollu yıldızlar ve geometrik geçmelerin oluşturduğu bir firiz buradaki girişi çepeçevre kuşatmaktadır. Selçuklu camilerinde bu tür bir geçişe rastlanılmamıştır. Bu bakımdan mescidin bu tür girişi oldukça ilginçtir.

İbadet mekanın üzeri düz örtü sistemindedir. Mihrap mukarnaslı, oymalı ve kabartma motiflidir.

Kılıç Mescidi

Eskişehir Sivrihisar ilçesinde bulunan Kılıç Mescidini Oğuzların Kılıç boyu yaptırmıştır. Kitabesi günümüze gelememiş, arşiv kayıtlarında da bununla ilgili bir belgeye rastlanmamıştır.

Günümüze harap bir halde geldiğinden mimari yapısı hakkında da bir bilgi edinilememiştir. Yalnızca Ord.Prof. Dr. A.Süheyl Ünver l972 yılında yaptığı incelemede mescidin içerisinin bezeli olduğundan söz etmiştir. Minberi Sivrihisar Ulu Camisine götürülmüştür.

Kurşunlu Cami, Sivrihisar, Eskişehir

Eskişehir Sivrihisar ilçesinde bulunan Kurşunlu Camisini Hoca Osman oğlu Hoca İbrahim 1343 yılında küçük ölçüde bir mescit olarak yaptırmıştır. Şeyh Baba Yusuf l492’de bu mescidi büyütmüştür.

Cami kare planlı olup önünde dört yuvarlak sütunun taşıdığı üç bölümlü bir son cemaat yeri bulunmaktadır. Bu bölümlerin üzeri küçük kubbelerle örtülüdür. Caminin duvarları bir sıra kesme taş, iki sıra tuğla ile örülmüştür. Giriş kapısı sivri kemerlidir ve burada ahşap çift kapı bulunmaktadır. Girişin üzerine caminin banisi ile yapım tarihini gösteren üç dizelik bir kitabe yerleştirilmiştir. İbadet mekanın üzeri de kurşun kaplı bir kubbe ile örtülmüştür.

Caminin yuvarlak niş şeklindeki, mukarnaslı mihrabı sütunlarla çevrelenmiştir. Bu sütunlar zikzak şekillerde olup benzerlerinden ayrılmaktadır. Caminin yanında taş kaide şeklinde yuvarlak gövdeli tek şerefeli minaresi bulunmaktadır.

Hoşkadem Camisi

Eskişehir Sivrihisar ilçesinde bulunan Hoşkadem Camisini XIII.yüzyılın sonlarında Anadolu Selçuklularının Hazinedar Başısı Necibiddin Mustafa, eşi Hoşkadem Hatun için yaptırmıştır.

Cami kare planlı olup üzeri on iki köşeli kasnağa oturan merkezi tuğla kubbe ile örtülmüştür. Kubbe içeriden mukarnaslarla bezenmiştir. Bu mukarnaslar aynı zamanda taşıyıcı bir görev üstlenmiştir. Duvarları taş ve tuğladan yapılmıştır. Burada bir sıra kesme taş, iki sıra tuğla kullanılmıştır.

Caminin içerisindeki yuvarlak niş şeklindeki mihrabı da mukarnaslıdır. Camiye bitişik olan taş kaide üzerinde yuvarlak gövdeli tek şerefeli minare oldukça kalın bir görünümde olup bu minare Anadolu’da yapılmış ilk Selçuklu minare örneklerindendir.

Seyit Battal Gazi Camisi















Eskişehir, Seyitgazi ilçesinde, Üçler Tepesi’nde bulunan Seyit Battal Gazi Külliyesi'nin bölümlerinden olan caminin kitabesinden öğrenildiğine göre; Kılıç Arslan oğlu Gıyaseddin Keyhüsrev zamanında XIII.yüzyılın başında yapılmıştır. Sultan II. Bayezid zamanında da l511’de onarılmıştır.
Caminin önündeki son cemaat yeri sivri kemerlerle birbirine bağlanmış yedi sütunun taşıdığı bir çatı ile örtülmüştür. Son cemaat yerinden üç kubbeli ve üç bölümlü uzun bir giriş koridoruna onun ardından da kare planlı ve kubbeli ibadet yerine girilmektedir. İbadet yerini örten kubbe on altı köşeli bir kasnak üzerine oturtulmuştur. Kasnağın ilginç bir yapı şekli bulunmaktadır; kare kasnağın köşeleri kırılarak sekizgene oradan da on iki köşeli kasnağa geçilmektedir.
Mihrap sivri kemerli bir niş şeklindedir. Minber beyaz mermerden olup üzerinde bezeme elemanlarına rastlanmamaktadır. Minare kare kaideli olup üzerine tuğladan yuvarlak gövdeli tek şerefelidir.

Gecek Ulu Camii, Sivrihisar, Eskişehir

Eskişehir'in Sivrihisar ilçesi Geçek Köyü’ndeki Ulu Camiyi, giriş kapısı üzerindeki kitabesinden öğrenildiğine göre; Umur Bey’in oğlu Selçuk Bey 1175’de yaptırmıştır. Cami yapılan onarım ve tamirler nedeniyle özeliğini kısmen de olsa yitirmiştir.

Ulu Cami, Sivrihisar, Eskişehir

Eskişehir, Sivrihisar ilçesinde bulunan Ulu Cami Selçuklu Emiri Mikail bin Abdullah tarafından 1274- l275 yılında yaptırılmıştır. Fatih Sultan Mehmet dönemi kadılarından, Sivrihisar Kadısı Hızır Bey de bu camiyi l440 yılında onarmıştır.

Alaeddin Keykubat Camii, Odunpazarı, Eskişehir

Eskişehir'in Merkez Odunpazarı ilçesinde, Alaeddin Parkı’nın içerisinde bulunan Alaeddin Keykubat Camisini Selçuklu Sultanı I. Alaettin Keykubat 1220 tarihinde yaptırmıştır. (Başka bir kaynakta ise 1267 yılında 3.Gıyaseddin Keyhüsrev zamanında yapıldığı belirtilmektedir.) Ancak caminin ve minaresinin yapımı ile ilgili farklı görüşler ileri sürülmüştür. Caminin eski minaresinin yazıtında Kırşehir Valisi Emir Nuriddin Cibril bin Caca’nın yardımıyla yapıldığı yazılıdır.

Kurşunlu Cami, Odunpazarı, Eskişehir

Eskişehir’in güneyinde, Merkez Odunpazarı ilçesinde Yukarı Mahalle'de bulunan Kurşunlu Cami, külliye ile birlikte, Kanuni Sultan Süleyman zamanında Osmanlı veziri Gazi Melek Mevlana Mustafa Paşa 1525 yılında yaptırmıştır. Kubbesinin kurşunla kaplı olmasından ötürü de Kurşunlu Cami olarak tanınmıştır. Cami üzerindeki kitabesinde Mimar Sinan’ın eseri olduğu yazılıdır. Ancak Mimar Sinan’ın eserlerinin listesini veren Tuhfetü’l –Mimarin de külleyenin yalnızca kervansarayının ismi yazılıdır.

23 Temmuz 2010 Cuma

Ali Paşa Camii, Erzurum

Erzurum Ali Paşa Mahallesi’nde, Kongre Caddesi üzerinde bulunan bu camiyi Erzurum Valisi Ali Paşa 1569 yılında yaptırmıştır. Sonraki yıllarda harap olan bu camiyi Hasan Efendi isimli birisi 1694 yılında onarmıştır.

Caminin önündeki son cemaat yeri 6 ağaç sütunun taşıdığı bir çatı ile örtülmüştür. Giriş kapısı üzerinde caminin 1694 yılında onarıldığını belirten mermerden dört satırlı kitabesi bulunmaktadır.

Dikdörtgen planlı caminin üzeri toprak bir damla örtülmüştür. İbadet mekanında mimari ve bezeme yönünden bir özellik bulunmamaktadır. Caminin sağ tarafında tuğladan tek şerefeli bir minaresi vardır. Bahçesinde de 1865 yılında bir çeşme yapılmıştır.

Ulu (Atabey Camii) Cami, Yakutiye, Erzurum

Ulu (Atabey Camii) Cami, Yakutiye, Erzurum
Erzurum’un en eski camilerinden olan Ulu Cami, Cumhuriyet Caddesi üzerinde, Çifte Minareli Medresenin de yanındadır. 
Saltuklulara Atabey ismi yakıştırıldığından ötürü bu camiye Atabey Camisi de denilmektedir. 
Cami Saltuklu Emiri Nasreddin Aslan Mehmet tarafından 1179 yılında yaptırılmıştır. 

Gülabibey Camii, Kemah, Erzincan

 Gülabibey Camii, Kemah, Erzincan
Kemah ilçe merkezinde Çarşı Mahallesi’ndedir.Üç kitabesi vardır.Başka bir yerden getirildiği sanılan yazıtta,1328 tarihi görülmektedir.1450 de Emir Gülabi Bey’in yaptırdığı bildirilmektedir. Ayrıca 18. yüzyıla ait onarım kitabesi bulunmaktadır.Kare planlı,eğimli çatıyla örtülü bir yapıdır.Doğu ve batı duvarlarında 2 dizide 3 er,güney duvarında mihrabın yanlarında 2 dizide 2 şer penceresi vardır.Kuzeye,daha geç dönemde son cemaat yeri eklenmiştir.Mihrap mukarras dolguludur,çevresi Barok süslemelidir.İbadet mekanına sütunceli taç kapının girişinde bulunan yuvarlak kemerli kapıdan girilir.
Gülabibey Camiinin kapı girişinin sağında ve minare girişinin solunda bulunan Latin harfleri ile yazılışı:
“Kadzelamu sigare feta lamna hüvel mensiu şebihi min tefget zu merasile drahime emres fi beldei Kemah sebali minhul fe aleyhi, lanetullahi vel melaiketi vennasi ecmale harrererha aleyhi senatin sebine ve semane mie : H.870 M.1454

Kurşunlu Camii, Erzincan

Kurşunlu Cami Kanuni Sultan Süleyman zamanında Mustafa Çavuş tarafından yaptırılmıştır. XVI.yüzyıla ait olan bu cami ile yanındaki kervansaray ve mendere günümüze gelememiştir.

Kale Camii, Kemah, Erzincan

Erzincan'ın Kemah ilçesinde bulunan Kemah Kalesi içerisindeki bu cami Kanuni Sultan Süleyman tarafından İran seferine giderken yaptırılmıştır.
Cami günümüze gelememiştir.

Erzincan Cami ve Mescitleri

Erzincan ve ilçelerinde Mengücekoğullarından kalma eserlerin yanı sıra camiler de bulunuyordu. Osmanlı döneminde bunlara yenileri eklenmişti. Kemah Kalesi içerisindeki Kale Camisi, Mengücekoğulları zamanında yapılmış olan Ulu Cami, Kanuni döneminde yapılmış olan Kurşunlu Cami bunların başında geliyordu. Erzincan’da özellikle merkezdeki camilerin yanı sıra diğer tarihi eserlerin çoğu 1939 depreminde yıkılmıştır.

Alacalı Mescid, Palu, Elazığ

Elazığ'ın Palu ilçesinde bulunan Alacalı Mescidin ne zaman ve kimin tarafından yaptırıldığı bilinmemektedir.
Kare planlı olan mescidin üzeri piramidal bir çatı ile örtülmüştür.

Son cemaat yeri sivri kemerlerle birbirine bağlanmış iki eyvan şeklindedir. 
Mescidin duvarları siyah ve beyaz taşlardan örülmüştür. 
Mihrabı mukarnaslıdır.


 

Ulu Cami, Palu, Elazığ

Elazığ, Palu ilçesinin merkezinde olan Ulu Cami’nin kitabesi günümüze gelememiştir. 
Bu bakımdan ne zaman ve kimin tarafından yaptırıldığı kesinlik kazanamamıştır. 
Bununla beraber XIV.yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır.
Ulu Cami dikdörtgen planlı olup mihraba paralel bir sıra paye ile ibadet mekanı iki sahna bölünmüştür. 

Üzeri düz bir damla örtülmüştür. 

Cemşit Bey Mescit ve Türbesi, Elazığ

Elazığ‘daki Cemşit Bey Mescidi’ni Yavuz Sultan Selim’in Sipahi Beylerinden Cemşid Bey yaptırmıştır. XV.yüzyıl eseri olan bu yapı kare planlı olup üzeri kubbe ile örtülmüştür. 
Mihrap yöresel taşlardan yapılış olup ilginç bir görünümü vardır.

Merkez Camii, Palu, Elazığ

Merkez Cami, Elazığ'ın Palu ilçesindedir.
Cami, ilçe merkezinde bulunmakta olup ne zaman ve kimin tarafından yaptırıldığı kesinlik kazanamamıştır.
Dikdörtgen planlı caminin üzeri düz bir damla örtülmüştür. 

İbadet mekanı birbirlerine kemerlerle bağlanmış sütun ve payelerle üç sahna ayrılmıştır. 

Ahi Musa Mescidi ve Türbesi, Harput, Elazığ

Ahi Musa Mescidi ve Türbesi, Elazığ'ın Harput ilçesinde bulunmaktadır.
Harput’ta bulunan bu mescit Ahi Musa Hervi tarafından yaptırılmıştır. 
Günümüze gelebilen kitabesinden 1185 yılında yapıldığı yazılıdır. 
Ancak kitabede banisinin ismi bulunmamaktadır.

Ahmet Bey Camii, Harput, Elazığ

Elazığ, Harput girişinde Ahmet Bey Mahallesi’nde bulunan bu caminin kitabesi günümüze gelememiştir. Caminin banisi ile yapım tarihi üzerinde çeşitli görüşler ortaya atılmıştır. 
Bunlardan birisine göre; XV.yüzyılda Akkoyunlu Ahmet Bey tarafından yaptırılmıştır. 
Bu yüzden de Ahmet Bey Camisi ismi ile tanınmıştır. 

Ağa Camii, Harput, Elazığ

Elazığ, Harput girişinde bulunan Ağa Camisi’nin Elazığ Müzesi’nde bulunan kitabesine göre; Pervane Ağa tarafından 1559 yılında yaptırılmıştır.
İlk yapılışında ahşap olan bu cami, Hacı Abdülhamid Efendi tarafından 1889’da yeniden yaptırılmıştır.
Klasik Osmanlı mimarisi üslubunda olan bu yapı, dikdörtgen planlıdır.

Alacalı Cami, Harput, Elazığ

Elazığ'ın Harput ilçesi, Ağa Mahallesi’nde kayabaşı yolu üzerinde bulunan Alacalı Cami Artukoğulları dönemine aittir.
Artukoğullarından Nureddin Ebû’l-Fâzıl Artuk Şah’ın babası Hızır Bey zamanında 1203-1204 yıllarında yapılmıştır.
Caminin minarede ve yapı detaylarında iki farklı renkte kesme taşların kullanılmasından ötürü “Alacalı Cami” ismi ile tanınmıştır.

Arap Baba Mescidi ve Türbesi, Harput, Elazığ

Elazığ'ın Harput ilçesindeki Arap Baba Mescidi’nin kitabesinden öğrenildiğine göre Anadolu Selçuklularından IV.Kılıçarslan’ın (1261-1266) oğlu III.Gıyaseddin Keyhüsrev (1266-1281) zamanında, 1279 yılında yaptırılmıştır.
Bununla beraber kitabesinde banisinin Yusuf İbn-i Arapşah olduğu belirtilmiştir.