24 Ağustos 2010 Salı

Cenabi Ahmet Paşa Camii (Yeni Cami), Altındağ, Ankara

 Cenabi Ahmet Paşa Camii, Altındağ, Ankara
Ankara'nın Merkez Altındağ ilçesi Ulucanlar Caddesi üzerinde yeni adıyla, Mimar Sinan meydanında yer alan cami, klasik Osmanlı Mimarisinin Ankara’da yegane temsilcisidir.
Teskeret-ül-Ebniye'de, Sinan tarafından yaptırılan eserler arasında ismi geçen Cenab-ı (Hayali) Ahmed Camii şimdiki adıyla Yeni Camii, Ankara beylerbeyi Cenabi Ahmet Paşa tarafından 937 H.(1565) yılında yaptırılmıştır.
Eserin üzerinde bulunan bir kitabede 1217 H.(1802-1887) yıllarında Ankara Valisi Abidin Paşa ve Abdülcelil Zade Hidayet efendi tarafından onarılmış olduğu yazılıdır. 
Giriş kapısı üzerindeki kitabeye göre, Kanuni Sultan Süleyman döneminde, 1566 yılında Anadolu Beylerbeyliği yapan Cenabi Ahmet Paşa tarafından Mimar Sinan’a yaptırılmıştır. 
Bunun yanı sıra caminin pencereleri üzerindeki kitabelerden 1883’de Abdülaziz Zade esseyyit El-Hac Ahmet ve 1887 yılında da Ankara Valisi ağabeydin Paşa (1843-1908) tarafından onarıldığı öğrenilmektedir. 
 Cenabi Ahmet Paşa Camii, Altındağ, Ankara
Ankara’nın en eski camilerinden olan bu cami, 13.9x13.9 metre ölçülerinde kare plânlı olup, ibadet mekânı merkezi bir kubbe ile örtülmüştür. 
Klasik Osmanlı Mimarisinin tek kubbeli camilerinden olan Cenabi Ahmet Paşa Camii’nin tamamı Ankara’nın kesme taşından yapılmıştır. 
Son cemaat yeri üç mermer sütunun taşıdığı üç kubbe ile örtülüdür. Bunlardan ortadaki kubbe Osmanlı mimarisinde görüldüğü gibi, diğerlerinden daha yüksek ve daha geniştir. 
Son cemaatin sağ tarafında kesme taştan tek şerefeli, 16 köşeli minaresi bulunmaktadır.

 Cenabi Ahmet Paşa Camii'nin Mihrab ve Minberi
Plan şemasında ve mekan Konstrüksiyonunda Sinan’ın camii mimarisine ve bilhassa tek kubbeli camilere getirdiği bir takım yenilikleri gösterir.
Meyilli bir arazi üzerinde yapılmış olan eserin Kıble cephesi kuzey cephe irtifatına göre daha fazladır.
Kuzey cephedeki 4 mermer sütunlu ve 3 kubbeli son cemaat yeri zeminden yüksekte olup, 3 büyük sivri kemerlidir. 
Mermer sütunlar üzerindeki sütun başlıkları klasik Osmanlı sütun başlıklara halinde olup büyük sivri kemerler renkli taştan yapılarak camii’nin cephe görünüşü zenginleştirilmiştir. 
Son cemaat yerinin orta kubbesi yanlardakilerden biraz daha geniş ve yüksektir. 
Sütunlar üzerindeki başlıklar, gergi demirleri ile birbirlerine bağlanmışlar. 
Orta kubbe esas genişliğinden biraz daha az olduğundan kubbe eteğinde kalan boşluklar baklavalarla süslenmiştir. 
Yanlardaki küçük kubbelerin intikalleri ise pandantiflidir.

Son cemaat yerinin orta bölümüne açılan cümle kapısı birbirine geçmiş geometrik şekillerle süslü taş bordürle çevirmekte ve bir sıra palmetle nihayetlenmektedir. 
Portal nişinin iki yanını 5 kenarlı ve üzerleri mukarnaslı iki yan niş süsler.
Yay kemerli kapı üzerinde Camii’nin 973 H.tarihli kitabesi yer alır. 
Portal nişinin üzeri zengin stalaktifli olup üstte sarkıt şeklinde 2 püskülle süslenmiştir. 
Kapının iki yanında son cemaat yerine açılan silmeli iki dikdörtgen pencere yer almaktadırki, bu pencerelerin üzerleri sivri kemer alınlıklı olup, pencereler arasına son cemaat yerinin mihrabiyeleri yerleştirilmiştir.

İki kademe halinde yükselen kesme taştan yapılmış beden duvarları üzerinde pencereler sivri kemer alınlıklıdır. 
Kuzeybatı köşedeki minare üst üste iki kademeli kaidesi ve kaideleri takiben renkli taştan üçgen satıhlara ayrılmış pabuç üzerinde yükselen minare gövdesi 16 kenarlı olarak yapılmıştır. 
Beden duvarlarının her iki kademesi de silmelerle nihayetlenmektedir. 
Duvarlar üzerinde biraz daha içerden devam kubbe kasnağı yukarı doğru hafif oval ve silindire yakındır. Kasnak üzerindeki yarım kürevi kubbe ile birlikte kasnak tamamen kurşunla kaplanmıştır.

Beden duvarları üzerinde pencereler, doğu ve batı cephelerde birinci sırada 5, kuzey ve güneyde 2’ şerden 4 adettir. 
İkinci ve üçüncü sırada ise sivri kemerli ve içeri alçı şebekeli pencereler yer almaktadır. 
Kare yılanın üzerinde yükselen kalın taş duvarlardan içte, köşelerdeki büyük tromplarla kasnağa geçilmekte olup, trompların içleri tepe noktasında birleşen yivlerle donatılmıştır. 
Beden duvarları, trompları altında pahlı bir silem bütün kenarları dolaşır. 
Kasnak altında 8 küçük pandantiflerin üzerini çenber şeklinde ikinci bir silme çevirmektedir. 
Kubbe eteğinde küçük bir galeri yer almakta, kubbenin uzantısı şeklinde görülen kubbe kasnağında içleri alçı şebekeli ve renkli camlı 16 penceresi bulunmaktadır.

Kıble duvarı ortasında beden duvarlarından hafif çıkıntı teşkil eden mihrabı çok sade ve beyaz mermerden yapılmıştır. 
5 kenarlı mihrap nişinin üzeri kademeli olarak daralmakta ve stalaktitlerle, niş köşe dolguları iki küçük rozetle süslenmektedir. 
Mihrap nişinin etrafı iki sıra sade bordürle çevrilmekte ve mihabın üst kenarında bir sıra palmet yer almaktadır.

Mihrabın sağında gene beyaz mermerden yapılmış minber bulunmaktadırki mücessemliği yanında Sinan’ın bir çok eserinde görülen sadeliği ilk anda dikkati çekmektedir.
Mutena bir sanat anlayışı içinde kenar profillerden başka hiç bir dekoratif unsur göstermeyen minberin merdiven altı üçgen panosunun alt kısmı, küçük dikdörtgenler içine alınmış, 4 tane kırık sivri kemerli açıklıklarla ayrı bir güzellik kazanmış ve yeknasak görünüş yok edilmiştir. 
Hutbe yeri altında iki açıklık bırakılmış olup bunlardan alttaki sivri kemerli ve geçit teşkil etmekte üstteki ise kırık sivri kemerli ve tezyini mahiyettedir.

Camii’nin kuzeybatı köşesinde mermer sütunlu ve iki kat halinde teşkil olunmuş müezzin mahfilinin ikinci katının kenar korkulukları ajurlu ve geometrik geçmeli olarak yapılmıştır.
Kuzey duvarında cümle cümle karısının iç kısmı beden duvarlarından çıkıntı teşkil etmekte olup kapının yay kemeri kırmızı beyaz taştan yapılmış ve üstte bir sıra palmet ile süslenmiştir.
Camii’nin içi, alt sıra pencerelerin alınlıkları, ikinci sıra pencerelerin etrafı pandatifler ve kubbenin orta kısmı kalem işleri ile süslenmiştir. 
Kubbe ortasında, orta göbekten çıkan ışınsal kollu motifler kubbe eteğini çeviren bordüre kadar kubbeyi adeta dilimlere ayırmaktadır.
Kubbe eteğinde ve kasnaktaki pencerelerin etrafında da bulunan kalem işlerinde, mercan kırmızısı, lacivert, turuncu, sarı ve pek az yeşil renkler kullanılmıştır. 
Bu kalem işlerinden sadece kubbe ortasındakiler orijinal olup, diğerleri sonraki tamirler esnasında yapılmıştır. Orta göbek üzerinde içiçe 5 bordür yer almakta olup, en ortada kırmızı bir zemin üzerine işlenmiş arabeskler bulunur. 
Bunu takiben, yanyana dizilmiş hatayilerden ikinci bir bordür ve en dışta örgülü dar bordür orta göbeği meydana getirmektedir. 
Orta göbeğin etrafında uçları palmetli ışınlar birer pencere atlayarak pencere üzerlerine kadar uzanır. 
Örgülü küçük madalyonlar ve aralarındaki kartuşların teşkil ettiği ışınlar arası ikişer rozetle süslenmiştir. Camii’nin kıble yöndeki ikinci sıra pencereleri renkli camlı alçı şebekelerle kapatılmış olup, mihrabın tam üzerinde yuvarlak bir alçı pencere bulunmaktadır.
Caminin giriş kapısı beyaz mermer ve somakilerin oluşturduğu stelaktitli bir bezeme ile süslenmiştir. 
İbadet mekânı üç sıra halindeki 32 pencere ile aydınlatılmıştır. 
İbadet mekânını örten büyük kubbe 16 pencereli bir kasnak üzerine oturmuştur. 
Kubbenin iç kısmı ve etekleri kalem işleri ile bezenmiştir. 
 Cenabi Ahmet Paşa Türbesi
Caminin sol yanındaki küçük hazirede Cenabi Ahmet Paşa’nın ve XVIII.yüzyıla ait Azimi türbesi bulunmaktadır. 
Bu türbe de 1566 yılında Mimar Sinan tarafından yapılmıştır. 
1813 ve 1940 yıllarında onarılmıştır. 
Sekizgen bir planı olan türbe, Ankara kesme taşından yapılmıştır. 
Yer yer köfeki taşlarından da yararlanılmıştır. 
Kubbe doğrudan doğruya kasnak olmadan duvarlar üzerine oturmuştur. 
Türbe içerisinde yalnızca Cenabi Ahmet Paşa’nın sandukası bulunmaktadır.

Cenabi Ahmet Paşa Camii Fotoğraflarını görmek için tıklayınız....

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder